Aşk ile muhabbetle, kendi gönül bahçeme,
Elimle dikmediğim, hiçbir şey benim değil.
Biri çıkar dava eder, açılırsa mahkeme,
Emekle ekmediğim, hiçbir şey benim değil.
Cefasına katlanmayıp, sefalarla dürülen,
Şeytanla kolkola aklım karşımda,
Kendini zemmedip yerişten geçti.
Kıyamet koparttı beden çarşımda,
Ruhumla, alıştan verişten geçti.
Dillerim lal oldu sözler yutuldu,
Yazılan, çizilen sesimi kesti,
Bize sözden yana nükte mi kaldı?
Sevdanın muhalif rüzgârı esti,
Nağmeler dağıldı, güfte mi kaldı?
Kürdîlihicazkâr, Acem-a Şiran,
Kim yönetir diye, soran olmazda,
Aşk mektubu gibi, allanır beyin.
Aklını sırrına, yoran olmazda,
Hayal zarfı gibi pullanır beyin.
Kendiyle kendini kendi aramaz,
Şu dünyada ilk kavgayı başlatan,
Biri Habil biri Kabil ben neyim?
Yeryüzünü ilk kan ile ıslatan,
Biri maktul biri katil ben neyim?
İnsanoğlu Âdem Havva soyundan,
BENİMDE PAYIM VAR!
Dünyada işlenen her hangi suçta,
Mutlaka benimde bir payım vardır.
Başında ortada kenarda uçta,
Mutlaka benimde bir payım vardır.
Oklarımı kuburunda,
Kılıcımı kınında bil.
Olmasam da umurunda,
Sen canını canımda bil.
Gül koklarken taşı bırak,
Galiba muhannet denilen sensin,
Elinden bir tas su içilmez oldu.
Söyle bir dost dosta nasıl güvensin?
Ahde vefa bize, hiç ilmez oldu.
Havalara girdin kendi kendine,
Ervahı ezele aşina olan,
Nefsini zemmedip yermeyi bilir.
Dilara’yı kendi içinde bulan,
Gönül kapısından girmeyi bilir.
Kendi can özünde asıl özlenen,
Hangi gülü öpsem yanar dudağım,
Nice sevgililer geldi de gitti.
Duyulmadık söze hasret kulağım,
Umutla ararken bir ömür bitti.
Soru yağmuruyla ıslandığım gün,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!