Masmavi gökyüzü, ılık bir bahar,
İçimiz neşeyle dolsun isterim.
Sema’yı inletsin, şen kahkahalar,
Her günümüz bayram olsun isterim.
Şakısın bülbüller, açılsın güller,
Silahı, hedefi, farklı olsa da,
Terörist değil mi? Yuva yıkanlar.
Yüksek eğitimli, dersler alsa da,
Terörist değil mi? Orman yakanlar.
Çarşıda, pazarda, bahçede bağda,
Biz ne isek oyuz,Allah’tan başka;
Bilen bilir,bilmeyene sözüm yok.
Gönlümü kaptırdım insanca aşka,
Bilen bilir,bilmeyene sözüm yok.
Neler geçti,neler geçer gönlümden.
Şu insan selinde insana kıtlık,
Kimi dolu diyor,kimi boş diyor.
Bir kavram içinde binlerce zıtlık,
Kimi abes diyor,kimi hoş diyor.
Mecnun’un çölünde mecaz Leyla’nın.
Bir dostum var benim düşman başına,
Gül atıp kafamı yarmayı sever.
Yalvarıp yakarmam gider hoşuna,
Kalbimi sitemle kırmayı sever.
Ciğer pâre pâre ateşe atar.
Aşkı muhabbetle sana yazdığım,
Ne varsa hepsini yaktım bu gece.
Küllerini yüreğime kazdığım,
Bir derin çukura attım bu gece.
Yerden mi, gökten mi, nereden geldin?
Dalga dalga akan insan selinden,
Ezilmiş yorgun ve,bitkin caddeler.
Uykuya çekilmiş her şey yeniden,
Gecenin koynunda huzuru bekler.
Işıklar kaybolmuş pencerelerde,
Hangi gülü öpsem yanar dudağım,
Nice sevgililer geldi de gitti.
Duyulmadık söze hasret kucağım,
Umutla ararken bir ömür bitti.
Soru yağmuruyla ıslandığım gün,
Kurşunlar yağdırır insan insana,
Vurulan mı haklı, vuran mı haklı?
Neden kıyar dersek? bir can bir cana,
Sorulan mı haklı, soran mı haklı?
Neme nem bir şey ki insan mayası?
Bir gönlüm var fotoğrafsız,
Gözler onu görmez ola.
Hem her yanda,hem tarafsız,
Onu kimse bilmez ola.
Tesbih gibi dizilmeyen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!