Kötülükte nefsi kahraman yapıp,
Kendini padişah görmeye kalkma.
Sürüyü kurtların önüne katıp,
Şu dünyaya düzen vermeye kalkma.
Bülbül gibi gül dalına konmadan.
Gel ey gönül Hakkı bulayım dersen,
Sana zarar gelse yola getirme.
Erliğini bozma,hicret ederken,
Sana zararar gelse yola getirme.
Kim ne derse desin,düşme tuzağa,
Sanırdım deli gönlüm, bedenimden firarda,
Daldan dala uçuyor, durmazdı bir kararda,
Anladım ki kaçış yok, bize uçta kenarda,
--Yön yön sarılmışım ben, her cihete baktım da,
--Sarılan can olur da, saran canan olmaz mı?
Kalkıp göç eyledik ilim şehrine,
Kapısında Ali erimiz bizim.
Ruhsat alıp vardık Tevhit ehline,
Tufan kopsa batmaz, gemimiz bizim.
Deryalar içinde gizli sedeften,
Bir dantel gibidir şair yüreği,
Duyguları nakış nakış işlenir.
Sevgi yumağıyla gönül ipeği,
Sırma sırma,çiçek gibi süslenir.
Rûhu enginlerden çıkar yüceye.
Bize geleceksen buyur gel amma,
Gönül kapımızı çal da öyle gel.
Eksiğimiz pek çok, hasretiz tam-a,
Gez dolaş, çaresiz kal da öyle gel.
Kırk yıl yaşasan da unut yaşını,
Suçsuza ceza verir, suçunu bilmeyenler.
Bunların hesabını, bir gün soran olmaz mı?
Adaleti çarpıtır, işine gelmeyenler,
Vebalince yokuşta, bir gün yoran olmaz mı?
Canları çok kıymetli, can yakıyor imansız,
Eteklerde kaybolup, tümseklerde yorulan,
Zirveye çok baksa da, dağa nasıl tırmansın?
Hiç kimseye sözüm yok, bunda benim sorulan,
Hayale dalan gözüm, bilmem nasıl uyansın?
Beklenen gün yaklaştı, ey kıyamet merhaba,
Başımda kıyamet, kopsa bir anda,
Üstüme yıkılsa yer gök cihanda,
Yargımız başlarda, yüce divanda,
-Büyük mahkemeyi kursa ne derim?
-Tufan nedir diye sorsa ne derim?
Akıllar sel gibi, fikirde kıtlık,
Kimi dolu diyor, kimi boş diyor.
Kavramlar karışık, eylemde zıtlık,
Kimi abes diyor, kimi hoş diyor.
Eteğini tutsak, bir veli kulun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!