Beni uyutmuyor,bütün bir gece,
Her sabah başka bir yelden konuşur.
Bulutlar içinde,şimşek sadece,
Yağmur olup yağmaz,selden konuşur.
Bilmece,bulmaca her bir kelâmı,
Aşk; bize Tanrının lütfü,keremi,
O’nu bir an olsun ihmâle gelmez.
Gönüllere şifa derdi,elemi,
Aşkın kanununu ihlâle gelmez.
Ne rengi var,ne kokusu,ne izi,
Her şair burada köşe yazarı,
Okuyan sayısı, az olsa bile.
Duygu dünyasının renkli pazarı,
Gönül harmanıdır, yaz olsa bile.
Bazen taşlamalar, bazen hicivler,
Ezel söz vermişiz, bezmi elestte,
O sözde sadığım, ahit istemem.
Gözlerim orada, kulak o seste,
Anlar kâfi bana, vakit istemem.
Gerçi zor olsa da, Hakka ulaşım,
Bu kez atom bombası, yer altında patladı,
Tusunami depremi, derdi üçe katladı.
Doğal afet savurmuş, Japonya’nın tığını,
Çoğu yerler harabe, tam bir enkaz yığını,
Bana benden beni sormayın dostlar,
Yalnızlık sazları çalıyor işte!
İçimi tarifsiz bir sızı kaplar,
Yürek öylesine yanıyor işte!
Ufkumda özlemler,olsa da yer yer.
KADINIM
Kadınımı tanırım, özel sevgim ona has,
Benimle ağlar güler, benim ile tutar yas.
Otuz sekiz senedir, acıları paylaştık,
Sence mâkbûl olan kurumu,yaş mı?
Önüne eğilen riyâkar baş mı?
Senin gönlün gönül,bizimki taş mı?
Nerde emin belde,“TÛR” be Kâmil bey?
Bilmem sen mi haklı,yada ben miyim?
Mayam Muhammedi,Halil dir soyum,
Katiyen olmadı ihânet huyum,
Allah’a açıktır şu gönül kuyum,
Nankörlük edene kör be Kâmil bey.
Birazda engin ol,hep göğe çıkma,
Hem çoban ol,kurda kuzuyu yedir,
“Hem de kainatta eşsizim “dedir,
Doğruysan bu sözün ispatı nedir,
Dönme ilk sözünden, dur be Kâmil bey.
Nerden çıktı bu dâvânın aslı ne?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!