Kâmil insan olmak için,
Tutunacak dal gerekli.
O, BİR dalı bulmak için,
Arayıcı, hâl gerekli.
Muhammed’i bu dergaha,
…………………………ki
Kalbimdeki yırtıkların arası,
Çöplük gibi öylesine dolu ki.
Dikiş tutmaz tez sökülür yaması,
KENDİ KENDİNE
Bir güzel dört aynadan/ Bakar kendi kendine.
Kırk mumu kırk odadan/ Yakar kendi kendine.
Billur gibi camlara, Sır çekmemiş, anlara!
Hiziptaroğlu denen, kemal’e ermemiş ham,
Kullanma özrü var, almış amma icazet.
Krizmiş, kargaşaymış, zerre kadar değil gam,
Kaç tükürük tükürse, yalayacak nihayet.
İnandırıcı değil, yalanları hiç bitmez,
İç ÇEKTİĞİN OLDUMU?
Hicrân ateşiyle,hasret dağına,
Dalıp dalıp iç çektiğin oldumu?
Sevda bahçesine,dostluk bağına,
Bakıp bakıp iç çektiğin oldumu?
Zan etme ki garip başım,
Hayvan olan anlar bizi,
Yine sanma ey sırdaşım,
Şeytan olan anlar bizi.
Can kafesi tenden bıkıp,
Tam yerinde olmazsa,
O hukuk, hukuk değil.
Hak özünü bulmazsa,
O hukuk, hukuk değil.
Parlamadan sönerse,
Hayal gölgesinde gerçek ararken,
Tefekkürden yoksun, acemi toydum.
Gaflet uykusunda düşler zararken,
Zamana mekâna tüneller oydum.
Açık seçik oldu evvel ahirim,
Geçtiğim yerlerden, geldiğim yere,
Bakınca dedim ki “buralar nere? ”
Eskimez yer imiş eskiye göre,
…Dünya ne verdiyse hep geri almış,
…Suyumuz çekilmiş, posamız kalmış.
Yusuf hasretiyle, yakıp bağrımı,
Yakup’tan ziyade, ağlatma ey yâr.
Vuslat sevinciyle, gider ağrımı,
Gözümü hicranla, dağlatma ey yâr.
Gönül figan eder, handan olmadı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!