Yapraklara desen çizer,
Çiçek yapar boyalardan.
İnci yakut elmas dizer,
Göz kamaşır foyalardan,
Ne yanılır, ne de sapar,
Mahkeme kurulmadan, beratına kim şahit?
Savcı yok, hâkim yok, hesap kitap soranda.
Suçlu, suçsuz tarafın, sorgusu hangi vakit?
Yargı, an’da olmalı, orantılı oranda,
İçindeki kendini, kendin ile yüzleştir,
Mezardan da, daha derin kazılmış,
Umut ile beklemenin arası.
Bizim anlımıza, kahır yazılmış,
Aklaşmıyor, yüzümüzün karası.
Rüyalarım, kabus oldu uykuda,
Dengesiz dağılımın, vasıtası paradır,
Paylaşım savaşında, tam bir sosyal yaradır.
Sirkülâsyon akışı, bir yerde döner göle,
Elbette diğer taraf, mahkûm oluyor çöle.
Gönül kapısını bulup açmadan,
Ne sevgiden söz et, nede sevdadan.
Nispet varlığını döküp saçmadan,
Ne Haktan söz et, nede Mevla’dan.
Aklın bulanmasın, hayalleri kus,
-Hiç kimse olmak istediği yerde olmadığını düşünür,ama hiç bir kimsede yanlış yerde değil.
-Herkes hak ettiği yerde olmadığını düşünür,oysa herkesin hak ettiği kadarı kendindedir.
-Kendini tanımayanın başkasını tanıması mümkün değil,tanıyorum dese bile o tanıma sadece ZAN dır,ZAN ise hakikatde hiçbir şey ifade etmez.
-İnsan en çok kendiyle yüzleşmek den kaçınır,zira her yüzleşme sorgulamayı,her sorgulama da yeni bir sorumluluk ve artı yükler getirir.
“Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola ağılı aşı,
Bal ile yağ ede bir söz”
Yunus EMRE
-------------
Harabeye döndü gönlüm,
Bir yanını boz mu kaldı?
Enkaz olupbitti ömrüm,
Yutulacak toz mu kaldı?
Varlığımdan sağılmışım,
Ahde vefa göstermeyen insanla,
Takışmamak takışmaktan hayırlı.
Yüze gülüp sırtımızdan vuranla,
Çatışmamak çatışmaktan hayırlı.
Dostluk duyguları gelip gidenle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!