Ölmek gibidir;
Anılara boğularak yaşamak.
Boşver...
Düşünme eski günlerini
Ne kadar güzel de olsalar,
Bayatlamış zaman dilimleridir.
Yetiş annem yetiş,
Beni kollarına sar.
Yetiş annem yetiş,
Sana ihtiyacım var.
Ey şefkat meleği,
Ey en güzel yar!
Sen benim için hiç üzülme sakın,
Unutmak mecbursa, unuturum ben.
Ne nefret duyarım, ne ufacık kin
Unutmak mecbursa, unuturum ben.
Ben girip çıksam da, nara bin kere,
İnsan,
Değişir insan...
Yakının olur uzak,
Ahbap olur yabancı.
Dara düşünce yalnız,
Hastalanınca kimsesiz kalırsın.
Ayak sesinden tanırdım,
Sesinin buğusundan...
Etrafa saçılan
Enfes kokundan
Tanırdım seni...
Dudakların oynamadan
Ne kadar güzel,
Ne kadar müthiş...
Işıklı akşamlarda,
Olmak senin yanında.
Bir yudum çayında
Binlerce lezzet almak,
Bir vâveyla koparıp gittin birden,
Ne odamda kokun, ne izin kaldı.
Hasta kalbimi de, söküp yerinden
Gittin, bende bir sürü hüzün kaldı.
Fütursuzca koparıp tüm bağları,
Nice yüzyılların anılarıyla,
Zaman mefhumunun durduğu yersin.
Karadan yürüyen gemileriyle,
Fatih'in mührünü vurduğu yersin!
İnsanın içinin huzur dolduğu,
Nerede bir tabii afet olursa,
Orda kırmızı bir hilal belirir.
Bir çocuğun gözü yaşla dolarsa,
Dünyanın öteki ucundan gelir.
Çıplağın üstünde battaniyedir,
Etrafta ne kadar kuş varsa uçsun,
Buralara ateş yağacak yarın.
Karanfil ve lale hemencik kaçsın,
Kaçmayanlar bir bir yanacak yarın.
Bir meçhule doğru kaçacak umut,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum