Ne acı Efendim, hadislerin bir köşeye atılmış,
Bilmiyorlar mı ki dünya senin için yaratılmış?
Bendeki niyetle sana bakanlar,
Murada ermesin, ermesin yârim.
Çiçeğin hâlinden bahçıvan anlar,
Başkası koklayıp dermesin yârim.
Hasreti zamana vurursan eğer;
Davetsiz geleceksin gönlüme,
Buyur etmeden gireceksin içeri.
Ayakkabılarını çıkarmadan...
Kimse yer göstermeden
Çıkıp baş köşeye oturacaksın.
Yüksekten bakacaksın herkese,
Sorma başkasına bilmezsin gibi,
Perişan halimin sebebi sensin.
Bu darmadağın ve kara tablonun,
Sen bir numaralı müsebbibisin.
Sürgünse şahsıma adeta her yer,
Genç deme bana adamım şakacıktan,
Konur Sokak'ta kaldı bizim gençliğimiz,
Gün boyu kalabalık kafelerinde,
Güzel kızların uçuşan saçlarında
Ve ağaran silüetinde karlı günlerinde ankaranın.
Dün gördüm bir yerde düğün resmini,
Gözyaşlarım birden bire indiler.
İsminin yanında başka bir ismi,
Görünce beni hiç dinlemediler.
Ne yaptın ey ahû, bu nasıl bir iş?
Hayatının fırsatını kaçırdın kızım;
Benim gibi bir ben daha bulmayacaksın.
Ey benim hovarda yarim, kaçak arsızım,
Sanma güzel saçlarını yolmayacaksın!
Mutlak bir gün bir yerinden tutacak âhım,
Sana hediye olarak canımı verdim,
Lutfedip ömrümü, almadın ya çiçeğim.
Mutluluk vaat ettim de yeminler verdim,
İnanıp yanımda, kalmadın ya çiçeğim.
Barışmaya ne yolları aşarak geldim,
Şairim ya yine aldım kalemi,
İstiyorum şöyle güzel bir eser
Çıkıversin kalemimin ucundan.
Çalınsın binlerin, milyonların kulağına...
Şarkılara söz olsun.
Düşmesin insanların
Bu can buradayken, yüreğimdeyken,
Bu ciğer soluyor,nefes alıyorken,
Bu kan, bu damarda dolanıyorken
Sen, hiçbir yere gidemezsin!
Bu kuşlar semâda uçuşuyorken,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum