(Mustafa Ceylan) Mustafa Ceylan Kimdir?

Mustafa Ceylan
658

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

(Mustafa Ceylan) Mustafa Ceylan Kimdir?

Gülseren ONAY

Mustafa Ceylan, çağdaşımız,dostumuz, arkadaşımız ve şiir emekçisi,ne zaman kendinden söz etmeye başlarsa,’Karıncanın gölgesi,Yunusun odunuyum’ diyen insan gibi insan.

Şair dizelerine sıkıştırır kendini, yaşamını,özlemlerini,sevgilerini ve aşklarını şifreler sözcüklerle,imgelerle mısra mısra, kıta kıta anlatır,işte şair Ceylan da ‘Ben’ adlı şiirinde şifrelemiş kimliğini diyor ki;

BEN BUYUM

Yunus Emre ile Karac’oğlan’ ın
Durup arasında mekik dokurum.
Bir de Atatürk’ ü severim candan
Varıp yanlarına dua okurum.

Biriyle Tapduk’a odun olurum,
Biriyle yemyeşil gözde kalırım,
Biriyle düşmandan vatan alırım,
Ben buyum, böyledir bizdeki durum.

Ulusumun dili mısrama düşen,
Aşktır ocağımda kaynayıp pişen,
Kimi gün hüzünlü, kimi gün de şen
Ben buyum, böyledir bizdeki durum.

Şiirim emanet bahar gülüşe,
İstemem kimseler yırtıp bölüşe.
Ölürsem ozanlar tarihi düşe
Ben buyum, böyledir bizdeki durum.

MUSTAFA CEYLAN

Yıl 1952,aylardan Ocak takvimler 25. günü gösteriyor,Ankara’nın Elmadağ ilçesinde toprak damlı bir evde aileye yeni bir ferdin katılımının heyecanını yaşıyor Ceylan ailesi.Mehmet bey ve Emine hanım ilk çocuklarının,Mustafa Ceylan’nın doğumuyla mutlu ve umutlu.O zamanlarda MKE kurumunun Barut fabrikasında şoför olarak çalışan babası emekli olduktan sonra aile işi olan elektirikçiliğe başlar, Mustafa Ceylan da evin büyük ve erkek çocuğu olmasından dolayı kış aylarında okuluna devam ederken yaz tatillerinde babasına yardım eder dükkanda. O günlerde başlar elektiriğe ve mühendisliğe olan eğilimi ve günün birinde geçimini sağlayacağı mesleği haline dönüşür.

İlk okulu (1959-1964) ,orta okulu (1964-1967) yılları arasında Elmadağ ilçesinde ailesinin yanında bitirir. Aile fertleri içinde bir amcası vardır ki o yıllarda çevresinde tanınan,sazsız ozan olarak bilinen destancı Ahmet Ramiz Ceylandır.Amca Ceylan Peygamberler tarihini,Yunus Emre, Karacaoğlan ve Köroğlu gibi ozanların şiirlerini hatmetmiş ve çevredeki olayları destansı dille anlatan bir şairdir.Mustafa Ceylan onun yanında ondan tarihi öyküleri,ünlü ozanların eserlerini dinleyerek geçirir çocukluğunu ve amcasının yazdığı destansı şiirleri yazarak çoğaltmakla görevlidir.Anne tarafındansa anneanne Miyase neşe dolu,şen şakrak biridir ve düğünlerde türküler söylemesi, cenazelerde ağıt yakmasıyla bilinir, işte bu iki kişi Ceylan’nın gelecekte iyi bir şair olmasını sağlayacak alt yapıyı atarlar.

İlk şiirini yazdığında orta okuldadır, Ceylan, o yaş dönemi gençleri gibi yazdığı ilk şiir bir aşk şiiridir doğal olarak. Bu şiir okulda şair Mustafa olarak bilinmesini sağlar artık arkadaşları ısmarlama aşk şiirleri yazdırırlar Ceylana. İlk şiirleri arkadaşlarının anı defterlerini süsler. Yayınlanan ilk şiiri ise o dönemlerde sanatçı Zeki Müren’nin siyasi parti kurması haberi üzerine yazdığıdır.Babası Ankara’daki Adalet Gazetesine gönderir, şiiri iki gün sonra gazetede yayınlanır.

Şiirlerinin ona getirdiği ilk ödül de orta okul yıllarına rastlar. Şiir okumaktaki yeteneğinin bilinmesinden ötürü öğretmenleri Cumhuriyet Bayramında okuması için bir Behçet Kemal Çağlar şiiri verirler Ceylan’a. Törende şiiri okur ve hemen ardından kendinin kaleme aldığı şiiri okuması öğretmenlerinin dikkatini çeker, şiiri beğenilir.Bu çalışmanın bir ödülü olması gerektir ve bu gün bile onun için önem taşıyan bir dolma kalem ve bir şişe mürekkeple ödüllendirilir. Sonraki yaşamında ödülleri yazdığı şiirlerden çok şiir için yaptığı çalışmalardan verilecektir.Çünkü şiir dalında hiçbir yarışmaya katılmak istememiştir Mustafa Ceylan.Onun için şiir gönül tahtının en yüksek kat, kendisiyse o kata tırmanmaya çalışan bir karıncanın gölgesidir..Her yazdığı şiirin ardından daha iyisini yazma çabasındadır.

Yıl 1967 olduğunda artık Ortaokulu bitirmiş lise okumaya aday bir öğrencidir Mustafa Ceylan,o dönemlerde yaşadığı ilçede lise olmaması onu bu kez Ankara’ya sürükler. Lise eğitimini Ankara Başkent lisesinde tamamlar. Yaşam onun için artık biraz siyaset, biraz geçim ama çokça şiir demektir.Büyük aşkını lise yıllarında tanır o zamandan sonra yazdığı aşk şiirlerinin bir kahramanı vardır ve liseyi bitirince büyük aşkı Gülay Birinci ile evlenir.

Genç yaşta evlenmesi yaşam kavgasını hızlandırır Ceylan’nın, artık gündüz çalışarak akşamları okumak zorundadır.1970 yılında başladığı Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Makine bölümünü 1975 yılında bitirir. Okulu bitirdikten sonra çeşitli devlet kuruluşlarının değişik kademelerinde görevlendirilir.Memuriyet yaşamı 1998 yılında emekli olana dek değişik illerde sürer.Emekli olduktan sonra Antalya’ya yerleşir.

Liseye başlamasıyla geldiği Ankara onun şiir yaşamına da yön verir. Ankara’da katıldığı şiir etkinliklerinde çalışmalarına yardımcı ve şair olarak yetişmesine de büyük katkıları olacak ustalarla tanışır. Tüm şiir yaşamı boyunca hocalarım diyerek gurur duyduğu bu ustalar arasında Ahmet Tufan Şentürk, Ahmet Muhip Dranas, Arif Nihat Asya,Mehmet Kaplan, Necip Fazıl Kısakürek vardır.Yine o yıllarda şiirlerinin yanı sıra öykü ve makaleler de yazar bu eserleri Tasvir, Adalet, Son Havadis, Hürriyet, Hergün, Bizim Anadolu, Tercüman, Sabah, Gündem gibi gazetelerde ‘Ozan Ceylan ve Ozan Menderes’ takma adıyla yayınlanır.

Zaman ilerledikçe şair ve edebiyatçı olarak çevresi de genişler eserleri o dönemin tanınmış dergilerinde yayınlanır. Şiir yazmanın dışında bir edebiyatçı olarak şiir analizi yapmak ta çalışmaları arasında yer almaktadır. Hatta sn Ceylan’a Türk Edebiyatında hocası Mehmet Kaplan’dan sonra şiir analizi konusunda örnek çalışmalar veren bir şair,yazar ve araştırmacı demek kesinlikle yanlış olmayacaktır.

Günümüze kadar aralarında İLESAM ‘ın da olduğu pek çok sanat derneğinde üye ve başkan olarak görev üstlenmiş bu çalışmalarını başarıyla tamamlamıştır.2000 Yılında Folklor Araştırmaları Kurumunca başarılı araştırmaları ‘Yılın Folklor Ödülü’ ile ödüllendirilmiştir.

Mustafa Ceylan kendi şiir kitaplarını yayınlamak yerine, günümüz ustalarının şiir analizlerini yapmış ve şiirde gelecek vaadeden pek çok gence önderlik yaparak onların çalışmalarını yayınlamaları konusunda yardımcı ve destek olmuştur.

Bu günlerde Antalya Güllük Dergisi’nin sahibi ve yazı işleri müdürü, internet ortamında yayın yapan şiir ve şairin radyosu olan Radyo Güllük’ün www.radyogulluk.com kurucusu ve Editörü olarak şiire verdiği hizmetlere devam etmektedir.

Bu güne dek yayınlanan eserleri şunlardır.

Şiir kitapları:

Kırat Geliyor (1973) , Ezan Susmaz (1974) , Yaralı Ceylan (1986) , Paşa Gönlüm (2005)

Araştırma - İnceleme Kitapları:

Tarihi ve Folkloruyla Elmadağ (1983) , Her Yönüyle Yenimahalle (1995) , Köyümüz Yeşildere (1986) , İlçemiz ve Köylerimiz (1989) , Seğmen Ruhu (2001)

Roman:

Torosların Türküsü (1999)

Anı Kitapları:

Armağan 1- Sarıveliler- Ünlü Şair Ahmet Tufan Şentürkle Beraber. (2000) , Armağan 2-Ahmet Tufan Şentürk İçin Ne Dediler (2001) -Ahmet Tufan Şentürk' le beraber

Tahlil Kitapları:

Ahmet Tufan Şentürk Hayatı-Sanatı-Eserleri (1997) , Destanlaşan Köylü İsa Kayacan (1999) , Sultan Şaire-Toprak Ana-Güzide Gülpınar Taranoğlu' nun Hayatı - Sanatı ve Şiirlerinin Tahlili (2000) , Halil Soyuer- Hayatı, Sanatı, Eserleri (2000) , Lale Şairi Abdullah Satoğlu (Hayatı-Sanatı ve Eserleri) , Tahir Kutsi Makal (Hayatı-Sanatı-Eserleri) ,Gülende'nin Beşiği(Halk Ozanı Muharrem Yazıcıoğlu'nun Şiirsel Yolculuğu (2005)

Dergiler:

-Halen 'Antalya GÜLLÜK' isimli aylık bir derginin sahibi ve yazı işleri müdürü. www.gullukdergisi.com' da GÜLLÜK e-Dergi'yi her ay yayınlamaktadır. -'Ceylan Şiir Tahlilleri' isimli aylık bir şiir tahlili ve kitap tanıtımı bülteni yayınlamaktadır.

İnternette e- Dergi ve site:

www.gullukdergisi.com

Yaşayan bir şairin özgeçmişini yazmak çokta kolay gelmedi bana hele ki kendisinin de olduğu bir ortamda bu konuda konuşmacı olmak ta oldukça heyecan verici.Onu doğru anlayıp anlatabilmek işte sorun burada umarım ben başarmışımdır.Sn Ceylan’ı tanımak, onunla Antalya Güllük Derneği yönetiminde birlikte çalışmak, şiire birlikte emek vermek beni onurlandırıyor.

İyi ki varsınız ve iyi ki şiir yolculuğunda sizi tanıdım hocam nice 41ci yıllara diyor bundan sonraki yolculuğunuzda başarılar diliyorum….

Gülseren ONAY

Mustafa Ceylan
Kayıt Tarihi : 18.2.2007 21:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


17.Şubat.2007 Antalya İl Halk Kütüphanesi Toplantı Salonu Mustafa Ceylan'ın 41. Sanat Yılı Etkinliği Şair Gülseren Onay'ın konuşma metnidir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ahmet Süreyya Durna
    Ahmet Süreyya Durna

    Gönlümüzün,erdem göstererek gönlüne,geçiş üstünlüğünü sağlayan değerli dost;kendisini şeffaf bir biçimde izah etmiştir.
    Bunun başkaca izahını ve başkaca inikasını düşünmek,Mustafa Ceylan'ı tanımamak demektir.
    Ne mutlu bize ki,onu tanıyanlardanız.Kalbi muhabbetlerimiz biteviye kendileriyledir.Selam olsun.
    Ahmet Süreyya DURNA

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Mustafa Ceylan