Petunya saksısında beyaz ve kırmızı,
Bir hüzün bahçesi, pencere önü sızısı.
Dışarıda hayat, içeride keder,
Gözyaşım cama değse, hangi dert biter?
Yeşil kazağım ağır, omuzlarım yorgun,
Bir parkın gölgesinde, kaybolmuşum vurgun.
Bu zulüm perdeleri inmiyor gözümden,
Filistin'den Gazze'ye bir sızı sözümden.
Çaresizliğim utanmaz bir yük artık,
İnsanlık nerede?
Musa biz mi sustuk?
Yoksa biz mi sustuk?
Ağlayan bir çocuk gülmedikçe diyorum,
Ben adam mıyım? Kendime hep soruyorum.
Ben adam mıyım?
Dünyanın bir köşesinde taşlar konuşur,
Sarayı yıkanlar gölgede buluşur.
Ey kahpelik peşinde koşan firavunlar,
Nerede o Musa? Nerede o insanlar?
Taş atan adamın etrafı kalabalık,
Yıkıntıdan ev yapmak, ne büyük yoksulluk.
Yine ben sadece bunu izliyorum,
Hani vicdanım nerede? Onu izliyorum.
Musalar nerede?
Firavun ayakta,
Benim utancım, bu boşlukta, bu odakta.
Bu zulüm perdeleri inmiyor gözümden.
Filistin den Gazzeye bir sızı sözümden.
Çaresizliğim utanmaz bir yük artık.
İnsanlık nerede?
Musa bizmi sustuk?
Yoksa bizmi sustuk?
Ağlayan bir çocuk gülmedikçe diyorum.
Ben adam mıyım? Kendime hep soruyorum.
Ben adam mıyım?
Bekliyorum musa lar nerede?
Sadece izliyorum.
Sadece izliyorum.
Sadece izliyorum.
2026
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 19:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!