Şafak serininde gönül avazda,
Tövben kabul olunur mu niyazda.
Çok kalbimi kırdın yine bu yaz da,
Sazımı elime alır giderim...
Baharda döküldü yaprağım,Sdalım,
Sen gülüm!
En kayıp saatlerimde ansızın açıveren
En tomurcuk, en sevda kırmızısı,
En has kokulu gülüm;
Fani ömrümün en ağır vebalini yükledin bana…
Eziliyor, daralıyor, nefes alamıyorum.
En olmadık zamanlarda ey kalbim
Lal ettin de aklımı, hiç acımadın bana
Vurgunlar sundun baharlarıma hep
En güzel hayallerime sebep,
Duman eksilmedi gönül dağımdan
Adınsa hiç düşmedi dudağımdan…
Sevdalarım sana benzer İstanbul,
Ne fırtınaların kararı olur, ne meltemlerinin,
Bir günde dört mevsim yaşarsın bazen
Güneşli yağmurlarında sevdim ben seni,
Sahildeki martıların gibi uçarı yaşadı gönlüm
Yamaçlarında unuttum yorgunluğu,
Uğrunda bunca şey çektikten sonra,
Gönül, hatırımı kırma be insan.
Gönül ta doğuştan yaralı zaten,
Sitem kurşunuyla vurma be insan…
Soldurma, çiçekler dalında kalsın,
Her anımız bir büyük acı bıraktı bende,
Yaşayan ölü oldum ey vefasız sayende.
Boyun eğdim gurura geri dönmedim ama
Dön demedin bir kere, sen de suçlusun... Sen de...
Kök salmadan sevdamız karaçalılar doldu,
Verdiğim çiçekler solduysa erken,
Kışı yaşadıysan bahar beklerken,
Aklın neredeydi seni severken;
Yarınki kararın bu günü tutmaz,
Seven vefalıdır, seven unutmaz...
Karayel esiyor yine
Kuzeyden sıradağlarıma,
Kan çiçekleri yaprak döküyor mevsimsiz gülüm,
Yüreğim kan ağlamıyor, kan oluyor baştan aşağı.
Karabasanlar sarıyor düşlerimi,
Uyuyamıyorum...
Müptela naçiz gönlüm, ah’ım taşar yürekten
Neylesem yarım üşür, yarım meçhuldür, kimde,
Zuhur etse de vuslat, top döner hep direkten
Cehennem Nar’ımıdır, yanan böyle içimde…
Hangi sabah seheri, yüreğime yaş düşer
Bir ağaç vardı bir zamanlar,
Üstünde masmavi gökyüzü,
Altında denize inen dik yamaçlar
Gövdesinde oyuk bir kalp ve,
i s m i m i z v a r...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!