Sorgusuz sevmelere alışmış yüreğim,
Serbest bırak rüyalarımda da beni ne olur,
Her gece öyle çıkma tam uykumun ortasında,
Sabaha dek gözlerimi ovuşturtma bana,
Seviyormuş gibi yaptım mı hiç,
Hiç öylesine girdim mi yüreğinin kapsama alanına?
Göğsümde taşımışım dikenleri gül diye,
Her cefana katlandım, sevdiğimi bil diye,
Çiğneyip geçiyorsun şu gönlümü yol diye,
Oysa ben yollarına, gül sermiştim, gül senin…
Sevginin en büyüğü, en temizi var bende,
Bulutların kırık kanatlarından,
Süzülürken kirpiklerime ince bir ışık,
Falezlerde yankılanan gitar sesinde
Aralanır düşlerimdeki sis perdesi.
Çöpleri yağmalıyor umutla
Sabah mahmurluğundaki minik kedi,
Hasretlere tutunup geldim bunca yollardan,
Bir tek meyve yemedim, güvendiğim dallardan,
Can deyip, dostum deyip, güvendiğim ellerden,
Şimdi, boynuma yağlı kementler takılıyor...
Gönül sevgide Yunus kadar engin olsa boş,
Neye yarar gülüm hayat dediğin
Sensiz yaşanırsa aşk neye yarar.
Karakışa döner baharım bile,
Aldığım her nefes ömrüme zarar…
Günümün gecesi olur kapkara,
Uzat deme ellerini, uzatamam artık,
Bir zamanlar el ele idik deme.
Öylesine yıktın ki gururumu,
Öylesine uzak çarpıyor ki artık senden kalbim,
Ellerim yanıma düştü uzatamam...
Bu hayat kimleri harcamadı ki,
Bizi bozuk para sayar be gülüm.
Bütün kâinata ışık saçar da,
Bir gün yıldızlarda kayar be gülüm…
Sararır zamanla en güzel çiçek,
Telefonun ucunda hasretler tattın mı hiç,
Azık diye gecelere melodiler sattın mı?
Aldatan aldatana dünyada be gülüm,
Sen hiç kendini yalnızlığınla aldattın mı?
Uçmayı denedin mi kırık kanatlarınla
Karanlıklardan aydınlığa,
Bunca çile bunca keder içinde,
Gönül için ayıracak zaman yok.
Bıkıp usanmadı felek zulümden,
Elbet biz de pes etmeyiz, aman yok...
Nice umutlarla düştük yollara,
Gönlümün duvarına sürülen kireç gibi
Pul-pul dökülüyorsun sanki vakit geç gibi,
Üzülmeyelim diye yalandan güleç gibi
Görünüp de ardından sitem edip durma can…
Akacaksa damarda durmuyor kanın bile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!