Damda besleyip tosunu, ipe seriyorlar unu,
Bir gün senin de kokunu, duyarız be büyük ağa…
O akıllı millet kaçık, köşkte oturur sıcacık,
Bizden ancak olur cacık, hıyarız be büyük ağa…
Okuyup da olma âlim, sende çevir türlü film,
Bir tatlı hüzündür Eylül
Bu yüzden ben hep
Eylül de yazarım en duygu yüklü şiirlerimi.
Hüzündür Hayatın en narin çiçeği,
Kokladıkça hasret-hasret açılır mazideki günler,
Yaşanamamışlıkların tınılarıyla dans ederiz
Her anımız bir büyük acı bıraktı bende,
Yaşayan ölü oldum ey vefasız sayende.
Boyun eğdim gurura geri dönmedim ama
Dön demedin bir kere, sen de suçlusun... Sen de...
Kök salmadan sevdamız karaçalılar doldu,
Verdiğim çiçekler solduysa erken,
Kışı yaşadıysan bahar beklerken,
Aklın neredeydi seni severken;
Yarınki kararın bu günü tutmaz,
Seven vefalıdır, seven unutmaz...
Karayel esiyor yine
Kuzeyden sıradağlarıma,
Kan çiçekleri yaprak döküyor mevsimsiz gülüm,
Yüreğim kan ağlamıyor, kan oluyor baştan aşağı.
Karabasanlar sarıyor düşlerimi,
Uyuyamıyorum...
Müptela naçiz gönlüm, ah’ım taşar yürekten
Neylesem yarım üşür, yarım meçhuldür, kimde,
Zuhur etse de vuslat, top döner hep direkten
Cehennem Nar’ımıdır, yanan böyle içimde…
Hangi sabah seheri, yüreğime yaş düşer
Bir ağaç vardı bir zamanlar,
Üstünde masmavi gökyüzü,
Altında denize inen dik yamaçlar
Gövdesinde oyuk bir kalp ve,
i s m i m i z v a r...
Gecenin geç bir saati,
Zilim çalıyor uzun uzun,
Fırlayıp kapının deliğinden bakıyorum,
Yalnızlığım bu gelen
Üşümüş bensizlikten,
En eski arkadaşım o beni
Mevla veriyorsa tene nefesi,
İsyana yakışmaz insanın sesi,
Çile buradaysa, Cennet neresi,
Aşk ile tutuşan gönül mü yoksa?
İçeriz suyumuz rızık da Hak’tan,
Bu sana yazmadığım son mektubumdu saysan,
Yılların özlemiyle seslenişimi duysan,
Sana başka sözüm yok, bu halinle mutluysan,
Bodrum rüzgarlarıyla selamımı al yeter...
Şimdi akşam güneşi sevişiyor sularda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!