Damda besleyip tosunu, ipe seriyorlar unu,
Bir gün senin de kokunu, duyarız be büyük ağa…
O akıllı millet kaçık, köşkte oturur sıcacık,
Bizden ancak olur cacık, hıyarız be büyük ağa…
Okuyup da olma âlim, sende çevir türlü film,
Bir tatlı hüzündür Eylül
Bu yüzden ben hep
Eylül de yazarım en duygu yüklü şiirlerimi.
Hüzündür Hayatın en narin çiçeği,
Kokladıkça hasret-hasret açılır mazideki günler,
Yaşanamamışlıkların tınılarıyla dans ederiz
Yıkıp da engelleri aşamadık sınırı
Çözülmüyor ne yapsak zalim hayatın sırrı,
Yüreğimde yer eden şu yüzyıllık nasırı
Eritecek sevgiyi bulamadık be gönül.
Girdik hak kapısından, sınavlar bitmez bize,
Bazen bir tutkudur hüzün...
Düşen yapraklar dala döner mi geri
İnsan nasıl girer sevdiği olmadan 'cennet' ten içeri...
Ayrılık koymazdı bana şarkımız dudağımdayken,
Şiirler küsmezdi hüzün katsam da içine,
Geceler saklamazdı yıldız ışıklarını.
Sormadan geçerdi gözlerimden hayalin,
Yüzünü unutmazdım eskiden bu kadar
Kızmazdım aynalara sensiz baktığımda,
Büyütme beni öyle gözünde,
Ben sende özlediğin kadar varım...
Sen güneşli sabahlara uyan hep,
Ben kar olur dumanlı dağlara yağarım…
Üşütmez sevdalarım seni,
Güneşli yağmurlarda yakaladı beni sevdan,
Bir göz görümlüğü ateş aldım yüreğinden
Huzur buldu öksüz gönlüm sıcağınla,
Sen, hep rüyalarımda yaşanmış özlemim
Sanaydı asırlık susuzluğum anlasana…
Dudağından bir aşk bestesi duydum,
Her nota sevgiyle işlenmiş gibi.
Gözünden süzüldü iki damla yaş,
O çocuk yüreğin içlenmiş gibi...
Sana uzattığı ellerimi tut,
Her anımız bir büyük acı bıraktı bende,
Yaşayan ölü oldum ey vefasız sayende.
Boyun eğdim gurura geri dönmedim ama
Dön demedin bir kere, sen de suçlusun... Sen de...
Kök salmadan sevdamız karaçalılar doldu,
Göğsümde taşımışım dikenleri gül diye,
Her cefana katlandım, sevdiğimi bil diye,
Çiğneyip geçiyorsun şu gönlümü yol diye,
Oysa ben yollarına, gül sermiştim, gül senin…
Sevginin en büyüğü, en temizi var bende,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!