İnadına düştüm sanma peşine
Sevdim seni be vicdansız çok sevdim
Ermek çok zor benzerine eşine
Sevdim seni be vicdansız çok sevdim
Hırslandıkça kalemleşen kaşlara
Karıştırıp kışı yaza
Aralığı ağustosa
Kuralları boza boza
Yayıl da gel dağ çiçeğim
Bir gerdanda hışıl hışıl
Kalk hadi kalk dağ gözlüm
Durmanın yeri değil
Zamanı geldi gitmenin
Yürünecek yollarda
Geçilecek yerlerde
Aşılacak dağlarda
Bin defa dedim sana
Dönüp bakmadın bana
Böyle olmazdık ama
Dağınıksın dağınık
Orda adet mi sizin
Döküldü yüzümün alı
Kırıldı gönlümün dalı
Peki şimdi rahat mısın
Beni yolda bırakalı
Hedefim dönülmez yöndü
Hasretinin dramıyla şaşkınsam
Ovalarda sular gibi taşkınsam
Hala senin değişmeyen aşkınsam
Damla damla durult beni süz beni
Alevinde mum olayım canımla
Sanma ki hep aynı geçer zamanın
Gün gelir seni de yıkanlar çıkar
Hele o başına çöksün dumanın
Ağzına lafını tıkanlar çıkar
Az demedim sana olmaz bu böyle
Sen çiçekli bahar bense karlı dağ
Olsan da fark etmez gül dolu bir bağ
Ne şimdi ne sonra ne ölü ne sağ
Sen benim yükümü taşıyamazsın
Benim işim olmaz hiç mi hiç, nazla
Karataş dibinde yolun yanında
Yılların geçse de günün tanında
Ufak bir insanlık yoksa kanında
Seni mi düşünür sanıyorsun sen
Boşuna inletme dağları sazım
Bahar geldi işte vefa
Sürmesen de zevki sefa
Yetsin artık bunca cefa
Çiçek aç gönlüm çiçek aç
Olsa bile kırdan toprak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!