İçimdeki solmuş güle
Bakıyorum dertli dertli
Sular gibi bir meçhule
Akıyorum dertli dertli
Sanki ömrüm kaneviçe
Bir tadımlık aşk için
Gözlerim yolda kaldı
Neyleyim ki elimden
Onu da eller aldı
Süründükçe yerlerde
Yalan dünya hiç boşuna parlama
Sayende mazluma sem içtirdiler
Sana güvenerek, gönül tarlama
Ben huzur ektikçe dert biçtirdiler
Yarama yarama merhem yarama
Dert çivisi sökülmüyor
Sallamakla dökülmüyor
Zaten dize gelmiş gönül
Daha fazla çökülmüyor
Damarıma basma dedim
Bir gelip bin defa kaçıp gitmenle
Bu dertsiz başımı derde itmenle
Hasreti kalbime buyruk etmenle
Çıldırttın benide çıldırttın işte
İnanmışken sana yürekten, candan
Ben senin yüzünden derde düşersem
Sakın mazlum mazlum çıkma karşıma
Musalla taşına postu da sersem
Sakın mazlum mazlum çıkma karşıma
Ben bana yeterim sağ ya da ölü
Dertler gelir sıra sıra
Ne var ne yok kıra kıra
Hüzne döndü her hatıra
Çıkmaz yolun sonundayım
Tüm ateşler beni yakar
Bak gördün mü işte düşürüp dile
Düşman ettin beni kendime bile
Senin bir değil ki, her yanın çile
Çilenin üstünde çiçek mi açar
Onca olanların, ahiysen ahi
Ne ararsın ormanları bağ sanıp
Çamda bülbül çınarda gül olur mu
Neden gelip sormuyorsun uslanıp
Çamda bülbül ladinde gül olur mu
Bir derede iki söğüt yan yana
Geldi geçti bir gün gibi bir ömür
Hayal bile edemeden yaşayıp
Anlamadım zorun neydi benimle
Çok ayıp be kahpe kader çok ayıp
Ne yaptıysam yarım kaldı sayende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!