Aç kalsam susuz kalsam haftalarca aylarca
Dert üstüne dert koyup acı çeksem onlarca
Yine de şu dünyada nasıl olmam mutlu kul
Sen varken yüreğimde tek sen varken İstanbul
Beynimdeki berrak su bulanır sensiz aksam
Gülüşüne hasret kaldığım canan
Görsen ne yaman zamanlardan geçerim
Ne yaman zamanlardan
Süzülüp giderken ömrüm sel hızıyla
Gözlerim bir yandan ağlar, yüreğim bir yandan
Beni benden etti dert sarsa sarsa
Ben durur sandıkça, vicdanı varsa
Bir dirhem kan akmaz bağrımı yarsa
Şu garip yüreğim ne yapsın şimdi
İçten içe dolup ağlamasın mı
Bir derdime bin dermanla
Gelsende sana inanmam
Gözyaşını damla damla
Döksende sana inanmam
Yalvarsanda gitme diye
Sözlerine kandıklarım
Görmeyince yandıklarım
Birer birer yok oldular
Bir zaman can sandıklarım
El olsaydım tapardılar
Tek senin sayende geç ya da erken
Bu derdin içinden çıkarım derken
Durmadan hep böyle hayal ederken
El olup gitmenin sırası mıydı
Bertaraf etmişken hüznümü, gamda
Öyle bir hasret ki yanmama değer
İçime vurdukça başımı eğer
Gönül penceremden görülen o ki
Eski bir hatıra değilmiş meğer
Şimdi olsam bile varıp sıla cı
Toprak kuru bulut nemli
Güneş bakar demli demli
Kime sorsan bundan böyle
Bülbül çaylak gül kıdemli
Ne yaparsak yapalım
Üzülmeye gerek yok bakıp ta sağa sola
Her kim olursa olsun, fark etmez küçük büyük
Uymazsa da gidilir, uymazsa da yol yola
Hiç bir zaman kimseye fazla gelmez hiç bir yük
Yeter ki kâinatta haksızlıklar olmasın
Bu nasıl yaradır bu nasıl sancı
Çaresi var mıdır söyle be hancı
Sanki şu dünyaya bir ben yabancı
Elin malı gibi ezer durmadan
İnsanlık namına alem kem kümde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!