Umuduma dağlardaki yastığım
Sevdasına parmağımı bastığım
Gözlerimin kapısına astığım
Düşlerimin sahibesi nerdesin
Olmazlığı yüreğime sinmeyen
Bana kalırsa seni aklımdan düşürmeye
Metrede milim kadar niyetim yoktur ama
Öyle sanıyorum ki bir karmaşa içinde
Ben bile anlamadan düşeceksin galiba
Sebat dediler ettim saadetsiz inan ki
Yaman durumdayım çok yaman
Dünyaya geldim geleli
Amansız günüm yok. of aman
Dünyaya geldim geleli
Lanet olsun lenet adına
Nasıl gitsin nasıl hoşa
Geçti ömrüm geçti boşa
Yavaş değil koşa koşa
Dur biraz dur diyemeden
Saçlarımı keder yolar
Nedir bu acelen nedir
Dur gitme dur biraz daha
Yorulduysan işte sedir
Dur gitme dur biraz daha
Elin altın kafesine
Dağların üzeri kaplı
Kalbime hançeri saplı
Yol yürünmez uzun çaplı
Dur gitme hele dur gitme
Benin tek bildiğim saçların gibi
Huzuru gönlümde ördüğüm gündür
Ötesi karanlık, sorsan da bilmem
Doğum günüm seni gördüğüm gündür
Buruşmuş olsa da ufaktan tenim
Desem de sensizlik öyle beter ki
Sanma ki gitmenle terk ettim erki
Artık ne yaparsan yap ta, yeter ki
Dokunma keyfine yaralarımın
Yüreğim kırılmış kalsa da burda
Sevdanın en sıcağında
Yana yana oldum uman
Meğer onun ocağında
Pusudaymış kara duman
Ben aklımı güle taksam
Sen gideli buralardan, yastayım
Dön gel artık yalvarırım geriye
Görmeyince o gün bu gün hastayım
Yalvarırım dön gel artık geriye
Sokaklara öyle küstüm ki gamdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!