Eller varken eller, onca
Yar bağrıma yar bağrıma
Değil çiçek değil gonca
Taş bastırır yar bağrıma
Çektiklerim azmış gibi
Bu dağun ötesun de
Vardur benum sevduğum
Sevdaluğun yüzünden
Nedur benum çektuğum
Ben ağladum o güldi
O gelişe bu gidiş yakıştı mı hiç sana
Her gün koymama rağmen kırmızı gül masana
Bu kadar da büyük taş vurulur mu insana
Sen ne kadar duygusuz ne kadar zalimmişsin
Hiç mi için yanmadı kapıları çarparken
Tüm dünyam kahrolsada, içime kan dolsada
Gönül bağımda güller yaprak yaprak solsada
Şu kalbim hala senin, yıllar geçmiş olsada
Dudaklarına mahküm, gözlerine tutkundur
Aynı aşkla aynı ben, aynı yerde yaşarken
Dinle beni, anlatayım aşkımı
Deli gönül, niçin sevdin şaşkını
Bu sevdanın, olmaz böyle taşkını
Ölüyorum senin için her gece
Bir gül gibi, terk edildim solmaya
Girdiler yüreğime
Geceler gün ortası
İçimde bir sevdanın
Eserken fırtınası
Ayrıldı yollarımız
Gözün balda elin yağda
Hala aklın solda sağda
Ne işin var senin bağda
Keşke dağda taş olsaydın
Meğer sen çok zalim mişsin
Baharıma vurdu mayıs sancısı
Ne durursun mor sümbülüm açsana
Sensin yüreğimin hanı hancısı
Ne beklersin mor sümbülüm açsana
Umudumun ardı geldi gelecek
Her yazın sıcağında
Gecenin ayazında
Kara kış beyazında
Ateşine muhtacım
Muhtacım sarılmana
Bakıyorum;
Bakıyorumda Dünya haberlerine
Bizim köye benzeterek
Hasret gideriyorum
Sayelerinde,
Sanki muhtarlık seçimi var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!