Hain bir gecede sabaha yakın
Canlar akıyordu darağacından
Gonca güller gibi, şu işe bakın
Canlar akıyordu darağacından
İnsanlık özüyle kalırken yaya
Düşer gibi gökten güneş
Düştü gitti can Mustafam
Meleklere olunca eş
Koştu gitti can Mustafam
Nasip diye her faniye
Arıyorum, arıyorum bir şeyi
Kim kaybetmiş, ben bulayım neşeyi
Senin için, göze aldım her şeyi
Yapacağım canım, can pahasına
Ömür boyu, koşsan ilden illere
Dağlarda çiçekler açar
Morlu güller yaralanır
Bir gün, kalınsa da naçar
Zorlu günler aralanır
Bir gün elbet bir gün gülüm
Karlı dağın tepesinde
Bir güneşle bir kardelen
Buluşmuşlar yar sesinde
Bir güneşle bir kardelen
Mevsimlerin zoru ne ki
Bu hasret son bulsun kapımı çal da
Vuslatın yaprağı yeşersin dalda
Geç barın başına mendilin alda
Bir daha bir daha bir daha salla
Geç kaldın sayılmaz mevsim ekimse
Sanma ki hep öyle geçer günlerin
Senin de gözlerin dolacak bir gün
Bağına bahçene bakıp aldanma
Senin de güllerin solacak bir gün
Her zaman gülmez ya kader bahtına
Bitmiyor hasretim bitmiyor acım
Derdimin çaresi değil ilacım
Senden gayrısına yok ihtiyacım
Vuran vurmuş bana birde sen vurma
Azcık seviyorsan uzakta durma
Şu fani dünyada gönül pirine
Sevdamı hummalı sayan birine
Değil yüzü gözü sözü şirine
Bir dikene bile dal olamadım
Yangınlardan bağım bahçem olmuş kül
Bir düşünce bin kelepçe
Prangalar cilası
Garip ömrüm böyle geçti
Hep böyle
Oldum olası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!