Dönmem o ki ben bu yoldan
Ayırmadan kolu koldan
İster sağdan ister soldan
Koy sineme koy başını
Sen var iken bakmam aya
Koskocaman volkanken kaynayan aşkın ile
Bir an da kül olacak köze çevirdin beni
Söylemek için hemen, içimden geçse bile
Dilimde kaybolacak söze çevirdin beni
Kim demiş ki ay doğar kızıl güneş batmadan
Sevdanın şerbeti gönül ovama
Dolsa da kendime içiremedim
Sen benim gözümde bir hiçtin ama
Kalbime sözümü geçiremedim
Bu da gelecekmiş başıma bu da
Hasret kazanında ciğerim haşlı
Kara renk babında yüreğim taşlı
Olsa ne yazar ki gözlerim yaşlı
Ellerimden tutup gül desen yeter
Taşkınlık neyime tecel neyime
Gelecek neleri saklıyor bizden, kim bilir
Zamanı geldiğinde arz etmek için,
Hangi acıları, hangi kayıpları
Hangi görmemişlikleri, hangi depremleri
Hangi feryatları, hangi karanlıkları
Gün ortasında..
Gül yüzü güneş gibi kaşları ay hilalim
Saçları alev alev dudakları lilalim
Sanma ki dört mevsimde hep böyle geçecektir
Bir gün deli sonbahar seni de seçecektir
O zaman var ya işte yalınız kalacaksın
Bazen ateşim bazen tencerenin dipliyi
Bazen sabır taşıyım bazen pamuk ipliyi
Arasam ne yazar ki tipsiz veya tipliyi
Nasılsa kahpe felek bildiğini okuyor
Kim demiş herkesedir hakikatte barika
Ağız tadı ile meşke ermeden
Sevda güllerini sayıp dermeden
Koşup eylenmeye fırsat vermeden
Kahrolası zaman ne çabuk geçtin
Anında sönüyor bir ışık yaksam
Her aklıma gelişinde nefretim arşa çıkar
Efkârım hırs ateşinde dünyayı yakar, yıkar
Sanma gönül bir gün seni lanetlemekten bıkar
Seni küle çevirmeden bıkarsam kahrolayım
Kayar gibi hiç durmadan kel başta şimşir tarak
Alemi dost sanıyorum
Zannederek, tanıyorum
Gün geçtikçe yanıyorum
Kahrolmamak elde mi ki
Yaşadıkça ölmelerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!