Kurt kapanı değilse, nedir peki bu böyle
Tuzak üstüne tuzak, ne kadar sürer öyle
Lanet olsun dağlara güneşe yıldızlara
Hep ben mi eksileceğim hep böyle, sen söyle
Bir yanım kırık dökük
Açık denizlerde
Demirlemek istemiştim
Yalnızlığımı
Ve beni
Sığınacak liman bulamayınca,
Sensiz geçmişimin kara tahtasını
Nereye göz atsam orada varsın
Hilafsız milavsız dünyam kadarsın
Şimdi ben böyleyken beni kim sarsın
Yalvarırım sana gel artık gel yar
Kayır tarlamızın gülü açmadan
Ömrün kuşluğunda güneş batmadan
Gel nerdesin bahar yüzlüm öldün mü
Ecel canımıza demir atmadan
Gel nerdesin bahar yüzlüm öldün mü
Geri çevirmiyor zaman çarkını
Alların dökülmüş düne nazaran
Yoksa, bozuldu mu onunla aran
Bu gün terk mi etti o gün yalvaran
Gel otur yanıma gel otur anlat
Seni ben anlarım seni ben ancak
Hele bakın dostlar benim delime
Ağzına dolayıp birkaç kelime
Ziyade aklıyla, aklı selime
Vay zillet vay zillet vay zillet diyor
Kökünden bihaber yaprağı yanık
Mevsimlerin hangisine
Göz attıysak hazan çıktı
Biz her kime inandıysak
Aramızı bozan çıktı
Ayırsak da elden eli
İçimde bir his var öyle beter ki
O desem değildir bu desem değil
Sırtımdan boşaltır öyle bir ter ki
Kan desem değildir su desem değil
Bugün değil yalnız, böyleydim dün de
Hele bakın bu işe hele bakın dostlarım
Dünkü bebek EBRU kız bugün gelin oluyor
Kınamayın ne olur kınamayın bizleri
Ayrılık çattı diye gözlerimiz doluyor
….Aslında neşeliyiz, hüznü fazla takmayız
Sarsın yüreğimi hasretin kol kol
Ne vardı ki zaten ızdıraptan bol
Şimdiyse el değil benden duymuş ol
Gözlerim yoluna bakmıyor artık
Varıp uzaklara gurbet oldun ya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!