Mühürlü Harabe
Sükût sarkıtı bir nehrin koynundaydım
Kendi ellerimle ördüğüm o kalenin
En mağrur tahtında
Bir kor gibi avucumda saklarken anahtarını
Bilmiyorum
Hangi insafsız fırtına yıktı bu aşılmaz surları...
Meğer düzenbaz bir rüzgârmış tenimde hüküm süren
Ruhumu ilmek ilmek o zifire bürüyen
O mağrur, o eğilmez dik duruşum
Şimdi diz çöktü gölgenin önünde
Duyuyor musun
Kimsesiz bir yetim hıçkırıyor içimde...
Sen bana ne yaptın
Hangi zehri zerk ettin damarlarıma
Hangi dille mahvettin bu mühürlü ömrü
Aklımın gemileri çoktan lenger atıp gitti limandan
Sen bana ne yaptın
Ey göğsümün eceli...
Lal olmuş sokaklar
Ayak izlerin kayboluyor karanlıkta
Basılan her kaldırım
Bu sessiz gidişine dilsiz bir şahit şimdi
Bir sonbahar yaprağı girdabında dönerken ömrüm
Koptu kıyametimiz...
Ah...
Ne yaptın sevgili
Beni benden çaldın
Koca bir ömre simsiyah bir enkaz bıraktın...
Kayıt Tarihi : 27.09.2026 22:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
https://suno.com/song/c00586a0-9c42-446e-be77-7ffa25a90110




Gölgesinin önünde diz çöktüren nasıl bir aşk.
Gıpta ettim.
TÜM YORUMLAR (1)