Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Bilemezsin gözlerim neden ufka takılı,
Yüzüm gülse de yüreğime kaç ok çakılı,
Gemilerime ayrılık bayrağı çekili;
Gitmezsem devleşir içimde gizlenen sancı,
Gidiyorum bu kentten, elveda sana hancı!

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Nefsimizden kini çekmemiz gerek,
Gönüllere sevgi ekmemiz gerek,
Kardeşçe hislerle bakmamız gerek;
Bir olursak yıkmaz bizi zelzele,
Yaşayalım hep birlikte el ele.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Günbegün çoğalıyor içimde cam kırıkları,
Kırmızıların kökleri sende kalmış;
Sarı güllere damlıyor hıçkırıklarım.
Hasret, hüzne alaca tadını çalmış;
Karantinada bekliyor, düş kırıklarım.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Uçurmasam yüreğimdeki sevda kuşlarını,
Kalbinin pembe köşküne kim kurulur?
Hangi hayal bekçisi benim gibi vurulur?
Gergefteki nakış gibi taşır bakışlarını,
Yokluğunda, asude bir deniz gibi durulur;
Uçurmasam yüreğimdeki sevda kuşlarını,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Rüzgârın nağmeleriyle kararır gök kubbe,
Bir bahar bulutu gibi çökersin gözlerime.
Çisil çisil yağarken toprağa yağmur,
Titrek damlalar vurur kederli pencereme,
Buğulu camlarda belirir siluetin;
İnce ince düşerken yaprağa yağmur.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Siz hiç yaşlanmayacaksınız benim gözümde,
Yüreğimde yaşıyorsunuz yorgun çınarlar.
Hayatımın akışında, sözümde, özümde,
Derin izler taşıyorsunuz yorgun çınarlar;
Özlüyor sizi kasabalar, köyler, sınırlar.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Nehirlerin sabırsızlıkla
Denizi arzulaması gibi,
Yüreğim yüreğine akar.
Güneş her gün doğmaktan,
Ay karanlığı boğmaktan
Belki bıkar.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gözlerine şiirler dizecektim,
Nur bakışın yeter, söze gerek yok.
Boy resmini tuvale çizecektim,
Pir duruşun yeter, poza gerek yok.

Yürüyünce bahar gelir, yaz gelir,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Dört bir yanımızda kin-nefret hırıltıları,
Yalan revaçta, etrafa saçılmış hıyanet.
Hırs-makam uğruna kopuyor onca kıyamet,
Masallarla mest edilmiş şuuraltıları;
Dört bir yanımızda kin-nefret hırıltıları.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Siyah bir zambağa düşerken cemreler,
Sustukça ağırlaşan yüreğim,
Sığar mı bu ıssız vadilere?
Varlığı cennet, yokluğu cinnet Hercai,
Al, beni de götür sen kokan illere!

Devamını Oku