Köklü bir çınar gibi tutunamadın,
Bereket fışkıran aşk toprağıma.
Saklı hazinenin kapısını aralamadan,
Aceleci bir yıldız gibi aktın,
Ardında mağrur yüreğimi bıraktın…
Aşk, şimdi kanamalı bir şiir,
Sensizlik hamuduyla akıyor ter.
Özlem çığlıkları damarlarımı örselerken,
Hüznün rahlesinde dualarımız bir.
Sil sükûtsuz ağrılarıma son ver!
Ruhuma iksir şifalı özlerinden,
Çakma sevgilere etme itibar!
Aşkının harı benim, gerisi vuvuzela.
Dağların çakalı, kurdu, iti var;
Her güzelin gönlünde yiğidi var,
Kalbinin eri benim, gerisi vuvuzela.
Dalları kırık, boynunu bükmüş,
Kırmızı bir gül kanıyordu.
Nemrut’un volkanı sönmüş,
O, içten içe yanıyordu.
Van Gölü’ne gözlerini dikmiş,
Fırtınalı geçmişini anıyordu.
Başladı, Kırıkhan’da bahar şöleni,
Toplandı; genci, yaşlısı, ileri geleni.
Antakya’sı, Reyhanlı’sı, Belen’i!
Kutlu olsun, Kırıkhan’a bahar şöleni.
Belediye ile Milli Eğitim; birleştirmiş emeklerini.
Daha dün körpecik bir fidandın,
Ne çabuk büyüdün sen, liseli!
Açmamış bir gül gibi tazeydin,
Kocaman bir kız olmuşsun, liseli.
Duydum ki; bana vurulmuşsun.
Kirazlar çiçek açtı Çavuş’um,
Kırlangıçlar yuvasına döndü.
Papatya, nergis koku saçtı Çavuş’um,
Tabiat süslendi, geline döndü.
Börtü-böcek hepsi uyandı,
Gecenin bir vaktinde kalkıp nöbete dururken;
Ayaz gecelerinde Ankara’nın, herkes uykuda.
Sadece silahım arkadaş, sadece silahım sırdaş.
Soğuk mıknatıs gibi insanı çekerken;
Neler gelip geçmez aklımdan, neler?
Geçmiş ve geleceğe ait gerçekler, düşler.
Dilin tatlı, yanakların al,
Uzaklardan bakma, gönlüme dal.
Dilber misin, ay mısın, dudakların bal.
Umut merhemini yarama çal.
Dilime dolandın, yüreğim pare,
Bir yanın Barak çalar, öte yanın Urfa havası;
Bağrından Fırat çağlar, zılgıt tutar Birecik.
Sıra gecelerinde kurulur çiğ köfte sofrası;
İsotun yakar, aşığın ağlar Birecik.
Fırat’a hem ağıtlar yakılır, hem de türküler;




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..