Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Hatay kavunu musun, sarı ve tatlı?
Ağzın Allah kelamıyla kıraatlı.
Yalnızlığıma arıyorken bir derman,
Rabbim seni mi yazdı, gönlüme ferman?
Uzaklarda olsan da olur musun teselli?
Nur Dağı’ndan öte, selamını yolla yeterli.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Hüzün tortularından örülü saraylarımızda,
Kıymıklara bölünürken bedenlerimiz,
Gizemli bir sevdanın eteğine tutunduk.
Sevda sağanağında kenetlenirken ellerimiz,
Zor olanı seçti yasaklı gönüllerimiz.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Her gece, bir mehtap doğar gözlerinde,
Her hece, bir yıldızlı şuadır sözlerinde.

Ruhumun gözyaşları, gülüşüne hasret,
Bana sabret, yüreğimi yüreğine hapset.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Şempanze gibi daldan dala atlarsın;
Nice canlar yaktın, iflah olmazsın.
Sevgiyi hançerleyip, nankörlüğü katlarsın;
Birçok aşklar gömdün, iflah olmazsın.

Para-pula ipotekli kalbin, ne kadar sığ!

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kanatlan gel turnam;
Amber sürülmüş meltemlerde,
Çiçekler rayihalar saçarken;
Uçup da gel turnam.

Gel ki yüreğim yangın yeri,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Suya gem vurulmaz, balçıkla sıvanmaz güneş,
Binlerce güvercin ikbale kanat çırparken,
İbrahim’i korkutmaz kinle yakılan ateş.
Ölüm bile vız gelir, kalpler aşkla çarparken;
Bilmezler ki Yusuf’un damdan hoşlandığını,
Mahzenlerde yeni bir fecre başlandığını.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Takılıp kalmıştı; iş, aş, eşe,
Donuk hayatında, yoktu neşe.
Tünek evlerde ziyaya hasret,
Hezeyanlı ruhuna çökmüştü kasvet.
Bir gece maveradan geldi ses,
Çözüldü kelepçeler, açıldı kafes.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Suskunluk, yol ayrımının en sancılı anıymış.
Her notası hançermiş kırık türkülerin;
Cellât gibi boynumu vururken zaman,
Ayrılık, lâlezarımın en acılı yanıymış.

Cam silmesi kadar kolay değilmiş,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Sevda oyununu bozduğundan beri,
Yüreğinin kepenklerini açamıyorum.
Avuçlarımda sensizliğin kıyamet teri,
Kınalı saçlarına yıldız saçamıyorum.
Sessiz ölen bu adam, canlanır mı geri?
Sürgün gözlerine esirim, kaçamıyorum;

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Her şey gibi zaman da eskidi, eyvah gülüm!
Göçtü kervanlar, dağılan bomboş bir han kaldı.
Tıkandı yollar, nerde kaldı o seyyah halim?
Şen şakrak yıllardan sağılan hoş bir an kaldı.

Gel-gitler durdu, kabına çekildi denizler,

Devamını Oku