Bir güzelin ceylan gözlerine,
Baldan daha tatlı sözlerine,
Vuruldum.
Kader diyerek kara bahtına,
Gönül sarayı ile tahtına,
Uzun Mehmet’ten hediyedir taş kömür,
Uğrunda nice bedenler tüketti ömür.
Helalleşip evinden çıkar madenci,
Ekmeğini taştan çıkarır, dilinde şükür.
Çekilir besmeleler, yayılır ses,
Yokluğun saçlarımda ağardıkça,
Anılar yarama tuzunu döker.
Hüzün sağanağında boğuldukça,
Bülbüller gamlanır, boynunu büker.
Yürek çiziklerim çoğaldıkça,
Anlarım ki çivi, çiviyi söker.
Kaçağım, bu dağlarda kaçak,
Kaderin çizdiği rotada yürüyorum.
Bir rüzgâr esmekte, bıçak mı bıçak,
Yorgun bedenimi ardından sürüyorum.
Nerede duracağım bilmiyorum?
Nisan yağmurları gibi aniden,
Kuruyan vahalarıma şifa niyetine,
Al al açmak gülşenimde yeniden;
Ve bülbülü kavuşturmak için hürriyetine,
Hoş geldin gülüm, hoş geldin! …
Güneş bulutla oynaşır,
bahçede şakayıklar açar.
Gelinlik giymiş bademler,
zarafet eriklere yakışır.
Ve dallara yürürken sular,
düş yorgunu bedenim can bulur.
Ben, kekik kokulu dağların,
Sen, yosunlu denizlerin havasını solurken,
Ve fanusta bir çiçek gibi solarken;
Martı çığlıkları arasında geleceğim kentine.
Metropollere sığmayan hayallerimi,
Boncuk boncuk dizeceğim boğaza.
Sensizliğim sessizliğe akarken,
Kaç zılgıt savurdu, havar çekti?
Kalbim ardından ağıt yakarken,
Hazin bir boşluktaydı, tekti.
Gözlerim yollarına bakarken,
Hüzzam besteledi, sabır ekti.
Olduğun şehre ansızın geleceğim;
Baharda mı, yazda mı bilemem?
Hercai çiçeklerden bir demet dereceğim;
Yağmurda mı, ayazda mı bilemem?
Şiir gözlerinde vuslata ereceğim.
Gözlerinde yol bulup, yüreğine hicret ettim,
Yeniden doğdum “aşkım” dediğin gün.
Zaman çarklarında solarken benzim-betim,
“Canım” dediğin an, bitti gurbetim.
Martılarla çığlık çığlığaydım dün,
“Balım” derken dilin, kalktı garabetim.




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..