Gel, ayağında lastik, pantolonu yamalı,
Elinde yavan ekmek, ısıra ısıra
Okul yoluna giren köylü çocuğum.
Köpek taşladığın günler geride kaldı.
Sen, artık Pasaklı Nuri, Utangaç Kezban olmayacaksın.
Fecre koşanlar ışık kanatlı,
Sonsuzluk aşkıyla bal olur gamlar.
Sineler fedakâr, dimağlar sebatlı,
Her biri doludizgin rüzgârdan atlı,
Gülen gözlerinden muştular damlar;
Fecre koşanlar ışık kanatlı.
Arşa dayandı zulüm, dayanmaz olduk Ya Rabb!
Kan ve gözyaşıyla İslâm coğrafyası harap.
Uyanmamız için daha kaç çocuk ölecek,
Daha kaç firavun düşlerimizi bölecek?
Hatay kavunu musun, sarı ve tatlı?
Ağzın Allah kelamıyla kıraatlı.
Yalnızlığıma arıyorken bir derman,
Rabbim seni mi yazdı, gönlüme ferman?
Uzaklarda olsan da olur musun teselli?
Nur Dağı’ndan öte, selamını yolla yeterli.
Her gece, bir mehtap doğar gözlerinde,
Her hece, bir yıldızlı şuadır sözlerinde.
Ruhumun gözyaşları, gülüşüne hasret,
Bana sabret, yüreğimi yüreğine hapset.
Hüzün tortularından örülü saraylarımızda,
Kıymıklara bölünürken bedenlerimiz,
Gizemli bir sevdanın eteğine tutunduk.
Sevda sağanağında kenetlenirken ellerimiz,
Zor olanı seçti yasaklı gönüllerimiz.
Kırık bir plak gibi döner saatler,
Boşluğunun devasızlığı devleşir.
Hasret hayalinle birleşir,
Üstüme yürür hakikatler.
Her mevsim yeniden açar,
Vatanı beraber çarpışıp aldık,
Her karışı kanımızla sulandı.
Bir zalim çetenin elinde kaldık,
Latif bayramlarımız da bulandı.
Hep aynı oyunlar, kirli tezgahlar,
Yaz rehaveti mi çöktü üstüne?
Silindi kulağımdan şakrak sesin.
Meftunken işveli, mahur bestene,
Şimdi nefesimden firak nefesin.
Sensizliğin mağduru, viraneyim,
Bir güzel gördüm Yenibosna’da,
Giydiği şaldı, perçemi aldı, dili baldı.
Gülünce, lâleler açtı Yenibosna’da;
Gözlerim daldı, gönlümü çaldı, dertlere saldı.
Yürüyünce haleler saçtı Yenibosna’da,
Vakit azaldı, O bir hazaldı, yüreğim kaldı.




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..