İnsanlık neferleriyle büyüdüm.
Yalan yok.
Dönem dönem televizyonda görünce,
“ Of yine mi? “ dedim.
Şimdi değerlerini çok çok iyi anladım.
Onlar birer ikişer giderken,
Pazartesi sabahları,
Haftanın başlangıcı,
Yollarda seyret arz-ı endamı.
Yollarda süzülür torbalar.
Deme: " Bilmem ki içinde ne var? "
O torbanın içindeki neler görür?
Hayat kimine göre uzundur.
Kimine göre kısadır.
Ama bir yoldur.
Bu yolda birçok kişiyle karşılaşılır.
Ama iz bırakanlar çok azdır.
Birkaç kişidir.
Bilim kurgu filmlerinin amacının,
“ Bizi geleceğe hazırlamak “ olduğu söylenir.
İstihbarat teknolojisinin,
Gündelik hayat teknolojisinden,
İleri olduğu söylenir.
“ Japon İşi “ de,
Eskiden jetonlu telefonlar vardı.
Sonra kartlı telefonlar yerini aldı.
Onlar da pek kalmadı.
Sonra cep telefonları çıktı.
Ama bizim jeton hayranlığımız hiç gitmedi.
Kafalarımız jetonla çalışır bizim.
Şimdinin ortamı malum,
İnsanları da iki grup,
Ayak uyduranlar,
Ve benim gibi eskiyi arayanlar,
Belki de üç gruptur.
Üçüncüsüyse elindeki çocuktan sebep,
Hep bilip de inkar ettik senelerce.
Yakın değiliz koca uzayda.
Geldi resmi açıklama.
Bulundu belki 10 tane yaşanacak dünya.
Gelen ziyaretçiler dünyaya,
Öldürüldü barbarca.
“ Kalite kontrol “ kavramını çoğunuz zanneder.
Aslında çok ama çok eskidir.
Yenisiyle eskisi arasındaki fark nedir?
Yenisi üretilen ürün üstünedir.
Eskisi daha kapsamlıdır.
Kapsamı ürünü üreten insan üstünedir.
Kırk bir yaşındayım.
Belki insan ömrü olarak çok görülebilir.
Ama tarih açısından çok kısıtlı zaman.
Otuz sene öncesine bakayım mesela.
O zaman ön bir yaşındayım.
Bulduğum evlerde kapı önü insanları,
Kapitalizm yıllardır çok moda bir söylemdir.
Hükümdarlığı insanlar insanlığı unutup,
Para sevdasına düştüğünde başladı.
Yani öyle eski değil.
Tarihle kıyaslarsak,
Örmek olarak insan ömrünü alırsak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!