Muharrem Akman Şiirleri - Şair Muharrem ...

Muharrem Akman

Elinden düşmeyen kazmanla,urganınla anarım
Sıra sıra dizilişini fidelerin bostan kenarlarında
Söküğünü yırtığını tamir ettiğin madeci elbiseleri
Uzmanlık alanındı anam senin,çiftçilikten sonra

Kanatkar duruşlarınız her daim köy yaşamında

Devamını Oku
Muharrem Akman

OKUL YOLUNDA

Ardımıza minikler takılmıştır okul yolunda
Önce bakılır çanta elbise beyaz yakalıklara
Gizliden rekabet vardır üst baş çanta da
Bekler herkes herkesi mezarlık yanında

Devamını Oku
Muharrem Akman

Olmak istediği yere

Yaklaşsın birbirine zaman
Getirin şahmerdanların önlerine
Isıtsın kor alevler körükler tam yol
Kavrayamaz ise maşalar üzülme

Devamını Oku
Muharrem Akman

OLSAYDIN

Olsaydın şiir olurdun
Sığınırdım ormanın yeşilliğine
Yok sayardım duygularımı
Denizlerin suyunu boca edip

Devamını Oku
Muharrem Akman

Olsaydın şiir olurdun 2

Ayaklarınızın altında serilen gazelin
Hışırtısı hışırtısına karışıyor olacaktı
Sonbahar bu, dökmüş ne varsa
Yaprak çalı çırpı dal budak

Devamını Oku
Muharrem Akman

Olsaydın şiir olurdun 2

Ayaklarınızın altında serilen gazelin
Hışırtısı hışırtısına karışıyor olacaktı
Sonbahar bu, dökmüş ne varsa
Yaprak çalı çırpı dal budak

Devamını Oku
Muharrem Akman

On dokuz Ajansı

Hem soy hem,coğrafî sınırımız
Dere vardı tam ortamızda
geçerdik akşamları
Buluşurduk iki yakalı

Devamını Oku
Muharrem Akman

On Dokuz Ajansı

Özellikle yaz akşamları kasabanin uzağında köye ilk gelenlerin git git baş olmuyor dediği yeşilin her tonunu ağacın çiçeğin böceğin her çeşidini görebileceğimiz mahallemiz,merkez mahallenin de uzağında kıyıda kösede kalmış sayılan 15-20 hanelik mahalleydi,Akşama doğru işini gücünü bitirp sayadına da hayvanları otlamaktan geldi ise yapılacak iş akşam haberlerini dinlemek,iki yakanın ortasından geçen dere hem coğrafi hem soy sınırımızdı,aramızda kuş bakışı yüz,yüz elli metre mesafe ne var ne yoktu biz kış için hazırladığımız odunları istif yaptığımız yerde akşam muhabbetimizi yapardık,karşı yakada çeşmenin başında odun kütüklerinden yapılan oraya buraya yerleştirilmiş oturaklara gelişi güzel oturur muhabbet ederlerdi, yaz aylarında yaşlılar altlarına koyun postu minder falan getirirler o zaman anlam vermediğimiz temmuz ağustos sıcağında üşümenin tetbir amaçlı olduğunu sonradan anlayacaktık.genelde iki yakalıklı akşam oturmalarını karşı yakada yapar bir iki saat sonra evlerimize dağılırdık......

Akşam olmak üzereyken evinde eksiği gediği olamayan lar burada toplanmaya gelirler kadro üç beş kişiyi geçince,evi hemen havuzun altında olan Pıtık Irza amca evinde ise. mahallenin bir iki radyosunun sahibi evinden çağırılır eğer oradaysa gidip radyosunu getirir haber dinlemek için hazırlanan yere radyosunu itina ile yerleştirip üzerine maden ocakarında çalışırken hem terlediklerinde terini silmek hem boyunlarını tozdan korunmak için boyunlarına sardıkları mendillerden örtüp haber saatini beklemeye başlardık

Devamını Oku
Muharrem Akman

19/ MAYIS/1919

On altı Mayıs, bundan tam bir asır önce,
Yolculuk başlıyor İstanbul'dan sonsuza
Bir milleti taşıyacak kuşaktan kuşağa
İçinde cesaret yüklü,ulus yüklü, ümit yüklü

Devamını Oku
Muharrem Akman

On Kasım

Gözlerini kapatmakla her fani gibi
Bu millet unuturmuydu seni
Sebebi değil miydi gönüllere kazınman
Esaretin sancısı hafızalarda,sanki dün gibi

Devamını Oku