Çok kibirlidir, bir şeye saymaz bizleri
Ağzını açınca, tartışılır sözleri
Vatan millet düşünmez, haindir özleri
Vatanımı böylesinden, koru Allah’ım
Yobaza söyleyin, daha fazla azmasın
Önde giden var, unutma dedeni
Çok söylenme, ağır olur bedeli
Yüce millete, kötülük edeni
Yola getir, yüce Rabbim ne olur
Yandaş aldı, madenleri bakırı
Sevgi nağmeleri, dudaklarımda
Gözyaşı akıyor, yanaklarımda
Kelepçe olsa da ayaklarımda
Sana koşar gibi, kalkar gelirim
Ezelden kalbime, yazılmış adın
Güz mevsimi olunca, inerler dağdan
Bu töre bize kalmış, ta eski çağdan
Her türlü, meyvemizi alırız bağdan
Tadı tuzu başkadır, şu bizim köyün
Süt sağmadan yıkanır, inek memesi
Tarlaya gitmek için, kalkılır erken
Sabah kahvaltısını, öyle de yerken
Öküzleri otlaktan, getirin derken
Türlü türlü yaşamlar, vardır köyümde
Çocuk uyutulurdu, ağaç beşikte
Gözümde tüter, dağı taşı toprağı
Kurusa da dökülmez, bağın yaprağı
Sis sarmıştır başını, dumanlı dağı
Üzgün üzgün bakarım, köyümüz hani
Kurumuşta açmıyor, bağın gülleri
Zehrettiler bana, ekmeği aşı
Baharım gelmiyor, göremem kışı
Durmadan akıyor, gözümün yaşı
Ateşi sönmemiş, köze dönerim
Hayat böyle gider, düzelmez gayrı
Nerde beleş varsa, başına konarsın
Pervane gibi, her tarafa dönersin
Dolu olarak, yer yüzüne inersin
Yağdığın o yerleri, sele döndürdün
Yetim hakkı yersin, ne geçer eline
Hadi gel dediğimde, gelmesende
Bakma öyle bana, bu kalbim sende
Suç sende değil ki, bendedir bende
Aşkından kavrulup, kül oldum şimdi
Niye küstün bana, dillerin susmuş
Bu yüce vatana, gönül veren değilsin
Cumhuriyet nerde, şeriata meyilsin
İstiyorsun ki, ağaç yaş iken eğilsin
Kurtuluş elimizdedir, bunu bilesin
Din ile aldatarak çalmaya başlarlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!