Kavaklarım uzundur.
Gelen benim kuzumdur.
Vur davulcu davula.
Gönle dolan huzurdur.
Kavaklıklarda pınar.
Sevgilim!
bu gece bana ilişme
yalnızlığı seçmişim
üstelik kafam kıyak
dokunma bana canın yanacak
Esta sisli dağların eteklerinde yaşardı.
Dağların havasını içine çeker,
bedeni titrerdi.
Geceleri çakallar,kurtlar ulurdu dağlarda.
Esta ürperir,
gözünü açar bakardı
Kırmızı bir bisikletim ben.
Çocukları görünce
Sevinçten gülerim.
Ninelerin,dedelerin
Sevdiği kadar onları severim.
Çocuklar da çok sever beni,
Kırşehirin abdalı bıraktın bizi
ah yalan dünyada neyleriz sazı
tezeneler vurmaz ise tellere
nerden biliriz baharı yazı
Kırşehirin tozlu yollarında
Ben sana hayran,
Karlı dağların kızı.
Gözleri mercan,
Vurulur bakan.
Vurulur tam yüreğinden.
Ilık bir damla yaş,
Sana doğru akıyordum,
Keremali Dağlarından.
Rüzgarları öpüyordum.
El ele verip çiçeklerle,
Uçuyordum gökyüzüne.
Ne sen tek başına bir şiirsin
Ne de ben...
Yarım kalmış dizelerim,öksüz...
Hasretin yokluğun öbür adıdır.
Yarım kalmış bu dizeler
Sana olan aşkımın itirafıdır.
bir yandım pir yandım
her güzeli yar sandım
susuz kaldım çöllerde
leylaya hasret kaldım
aşkın gözü kör imiş.
Bir yıldız yere doğru kayarken
Son yolculuğuna.
Selam verdi birden bana.
Dile dedi benden ne dilersen,
Ben ölmeden.
Eğildim kulağına bir şey söyledim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!