Ellisinden sonra böyle mi oluyor ne
Bir garip bezginlik çöküyor sanki
Yaşı benim gibi elliyi geçenlerin
Doygunluk gölüne dönen gönlüne
Ne bileyim
Yuvarlanan bir üzüm tanesi kadar rahat
Doğal, bağlantısız, sempatik
Kendi hâlinde beklentisiz biri olmalıyım ben
Dahası bütün salkımları elimin tersiyle itmeliyim
Beslencem diyetsiz
Düşüncem aidiyetsiz olmalı benim
Önce
Özgürlüğün en gür olduğu çağda doğarsın
Ne duvarlar vardır önünde ne davarlar
Yalnız sen varsındır
Ve sen her şeyi kendine bağlarsın
Bugün
Duygularımın bağbozumu
Meyve vermez artık
Gönül coğrafyamın bağları
Kavruk kavruk toprakları
Hayatta
Herkese verilen
Bir görev var
Bu nedenle arılar
Çiçek çiçek gezer
Bal toplar
Bilmiyorum hata kimde
Bende veya onda
Yalnız camların değil
Canların kırıldığı anda
Kafa kafaya gelen
İki yeni kamyonda
Ne Afrika ne Asya’da
Görmedim dünyada
Senin gibi bir kent
Senin gibi bir yer
Yoksa cennetten
Bir köşe misin sen
Fark ettiniz mi hiç
Elbette istisnalar hariç
Biz var ya biz
Akılla iş yapmamayı
Duygularla yaşamayı
Çalışmadan kazanmayı
Atomların dönüşünde
Yunusların gülüşünde
Âlemlerin güneşinde
Hasını gördüm sevginin
Arının bal yapışında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!