Gümüş akarsularla yıkanıyorken toprak
Geçip gidiyor kuşlar kanat kıpırdatarak
Gazi Battal yurdunun koyakları yemyeşil
Bir kaftana bürünmüş, parlıyor ışıl ışıl...
Tabiat başka renk ve bir başka ahenk ile
Günbegün kaynayarak dönmekte gökte güneş.
Kızmakta, çatlamakta, alevlenmekte güneş…
Bütün zoru dünyanın bizim omzumuzdayken
Niçin böyle yanar ki bizden yüksekte güneş?
Yoksa onun başı da kara dumanlarda mı?
Teni yaz gibi sıcak
Amma dudağı buzdur
Civanlar çıldırtacak
Cilveleri sonsuzdur.
Ki kıyasen yanında
kıyamet mi kopuyor
bu hengâme neden
niçindir âdemoğlunun
bu ivecenliği
bütün unsurlarıyla insanlar
yatağından taşmış
gözlerinden fırlayan
alelade bir bakış bile
beni kül etmeye yetecek kudrette
bir alev topu gibi
üzerime üzerime geliyorken
mümkün mü sana birkaç saniyeden
Yiğitlikte budur yasa
Menzil nice uzak olsa
Olmaz yine bir an tasa
Dağ aşılır kona kona.
Yiğidin başı pustadır.
hiç olmazsa yaşadık hayatı şairce
açık gitmez gözlerimiz
aşka, hüzne, sevince
kibrit kutusuna sığdırdık zamanı
sonra yaktık onunla
barut gibi şişmiş yedi katmanı
Tükenmişliğin son faslı bu olsa gerek
Yıkıldım gölgeme basıp sendeleyerek
Ne bir dost selamı kaldı ne bir sevgili
Sual eden yok, herkesin tutuldu dili…
Yalnızım, öyle yalnızım, avareyim ki
Bir öğle vakti başlasam bakmaya,
akşama kadar seyretsem yüzünü,
sonra akşamdan sabaha…
Doyamam!
Unutsam zamanın gecesini gündüzünü,
parçalayıp bütün mevsimleri,
Ey, sən qəlbimin bütün qalalarını yıxıb
Məni pərişan edən xəncəri qan rəngi qız
Qəhrindən qaçdı ruhum can qəfəsimdən çıxıb
Yox, ürək döyüntümün qalmadı ahəngi qız
Sor Xuda xatirinə necədir vəziyyətim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!