Gümüş akarsularla yıkanıyorken toprak
Geçip gidiyor kuşlar kanat kıpırdatarak
Gazi Battal yurdunun koyakları yemyeşil
Bir kaftana bürünmüş, parlıyor ışıl ışıl...
Tabiat başka renk ve bir başka ahenk ile
Günbegün kaynayarak dönmekte gökte güneş.
Kızmakta, çatlamakta, alevlenmekte güneş…
Bütün zoru dünyanın bizim omzumuzdayken
Niçin böyle yanar ki bizden yüksekte güneş?
Yoksa onun başı da kara dumanlarda mı?
Teni yaz gibi sıcak
Amma dudağı buzdur
Civanlar çıldırtacak
Cilveleri sonsuzdur.
Ki kıyasen yanında
Yiğitlikte budur yasa
Menzil nice uzak olsa
Olmaz yine bir an tasa
Dağ aşılır kona kona.
Yiğidin başı pustadır.
hiç olmazsa yaşadık hayatı şairce
açık gitmez gözlerimiz
aşka, hüzne, sevince
kibrit kutusuna sığdırdık zamanı
sonra yaktık onunla
barut gibi şişmiş yedi katmanı
Hayalin kızıllaşır gün batarken
Ve sonra hücum eder hatıralar
Her şey silinip kararıyor derken
Bir ateş parlayıp alnımı yalar.
Ateşlerin en cehennemcesidir
Tükenmişliğin son faslı bu olsa gerek
Yıkıldım gölgeme basıp sendeleyerek
Ne bir dost selamı kaldı ne bir sevgili
Sual eden yok, herkesin tutuldu dili…
Yalnızım, öyle yalnızım, avareyim ki
Tarihimiz şanla dolu
Köpük köpük kanla dolu
Kaç bin kahramanla dolu
Bir iftihar ummanıdır.
Kökü varır beş bin yıla
Ey, sən qəlbimin bütün qalalarını yıxıb
Məni pərişan edən xəncəri qan rəngi qız
Qəhrindən qaçdı ruhum can qəfəsimdən çıxıb
Yox, ürək döyüntümün qalmadı ahəngi qız
Sor Xuda xatirinə necədir vəziyyətim
Yalnızlık
bir adam boyu yükseldi gökte
ayakları,
başımdan bir karış yüksekte
gözleri yanar
bir dağ gibi yanar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!