Kurtuluş ne zaman:
Fakirin ekmek bulduğu gün mü
Ellerini açıp şükredebildiği gün mü,
Aşığın sevdalısına kavuştuğu gün mü yoksa,
Yada hasretlerin kavuşmaya döndüğü zamanlarda mı,
Belki de bir körün
Anlamıyor insan acıyı yaşamadıkça.
Kanı çekilecekmiş gibi olmadıkça damarlarında.
Karnın toksa,
Ve başını sokacak damın varsa ayazda.
Nasıl anlayabilirsin ki
Köşe başında elleri titreyen çocuğun kederini.
Önsözünden gerisi okunmamış
Tozlu bir kitabın satır arasında
Saklı kalmış yaraya dokunabilmektir
Bir insanı anlamak...
2006
Kitaplarda yazıldığı gibi değil
Yaşamadan bildiğini sandığın
Senin bildiğini sandığın
Beyninin derinliklerinde renklendirdiğin
Bir anlık resim
Her şiir yarımdır aslında
Her ömür gibi
Bir satır daha yaşamak ister çünkü her insan
Bir gün daha yazabilmek,
Bir kelimeye sığdırabilmek
Koskoca bir kitabı
Ağlıyorum
Çocuk kalmış bir mayısı büyüteceğim göz yaşlarımla
Ağlıyorum
Delik deşik bir geceye
Biliyorum ki darağacını aşmaz sesim
Umursamadığın bu gözler
Gördü hiç görmediğin uzakları
Önemsiz dediğin herkesin gözünün içine baktı usanmadan
Ve kardeş bildi acılarını
Hiç tutmadığın bu eller
Şiirler daha güçlüdür silahlardan,
Neden dersen;
Biri öldürür yaşayanı
Diğeri yaşatır ölmüş olanı...
2004
Unut yüzümü sevdiğim
Sen son sivil günahımsın benim
Unut sözlerimi
Seni sevdiğimi anlatan
Ben ki koyu bir yeşile boyamışım bütün isyanlarımı
Unutmak için belki
I
Yine gece oldu
Girdik eylülün en karanlık yerine
Beynimde postal sesleri
Yüreğimin üzerinden tanklar geçiyor
Kuşatıyorlar ağaçları ordular




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle