Mektup - 3 Şiiri - Orhan Karahan

Orhan Karahan
7

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Mektup - 3

Bu kente bu gece masal anlatan masalcı dedeler gelmedi, yokluğumun ve yokluğunun yıldönümü... Bir sonbahar akşamıydı kaygılarımızın peşinde koşmaktan yorulmuş, sığınacak bir liman aramaktaydık... Oysa ilkokul sıralarında kalan tebeşir kokulu hayallerimiz vardı. Çocukluğumun sinsi gölgesi iç cebimde saklı durur hep. Onun da hayalleri vardı... Tıpkı sana benzeyen sonbahar saçlı... Gittin dönülmez yollarda kayboldun ve bir daha olmamalısın...

Bu kente masal anlatan kimse kalmadı bu gece, çünkü bu kentte yaşayan insanlar hep masal kahramanıydı. Öfkemizi yapıştırıp ta gökyüzünün koyu lacivert çehresine, gülüşlerimizi alıp gitmeliyiz, tıpkı senin gibi. Öyle yapmalıyız değil mi? Yorulduğumuzu anladığımız zaman kaçmalıyız.
Kaçmalıyız...
Kaç.
ma.
lı.
yız...

Evet nereye kimden nasıl olduğunu bilmeyerek yada korkuları göz bebeklerimizde hissederek kaçmalıyız.

Bir sonbahar akşamıydı gözlerine vurulduğum zaman, yağmur yağmış ıslak saçlarının altında kaybolmuştu yüzünün aydınlığı. Evet akşamdı, kıyısında durup geceye merhaba dediğimiz bir akşam. Radyoda türkü anonsu yapıyordu bir adam titreyen ses tonuyla... Biz gülüp geçiyorduk türkülere, oysa ne çok severdin değil mi bir bardak ucuz şarapla birlikte dinlemeyi türküleri.

Vakit sonbahardı tıpkı geldiğin zamanki gibi, bu kentten kaçtığın zaman’da sonbahardı, aylardan Eylül, günlerden bir Cumartesi akşamıydı, işte bu yüzden Eylül olacak kız çocuklarının adları. İşte bu yüzden...

Şimdi masal zamanı, yıldızları yatırıp uykulara bütün masalları biz dinlemeliyiz. Ama halen gelmedi masalcı dedeler bu kente...

Ellerimde üşüyen yağmura aldırma sen, ve saklı kalan ne varsa sende bana ait, fırlatıp at kızılırmağa... Mutlaka gideceği yer karadenizdir. KARADENİZ! ...

Bir yaramaz çocuk gelir aklıma karadenizi hatırladığım zaman, annesinin onca kızmasına rağmen, yağmur birikintilerinde zıplayan yaramaz bir çocuk... İlkokul sıralarında kalan, tebeşir kokulu hayalleri olan ve çocukluğunun sinsi gölgesi iç cebinde saklı duran hep...

Sen yağmuru boş ver beni alıp götürecek nasılsa, bu kentten.

Şimdi kocaman adam oldum değil mi, masallarda kaldı dede, masallarda kaldı kazanmak kandırma beni, KAN – DIR – MA! ... İnsanların kazanması hep masallarda kaldı masalcı dede. Bak biz kaybetmeyi bile öğrendik daha şimdiden. Ve kaybettiklerimize değil de asıl şimdi kazanacaklarımıza üzülme vakti. Sinsi bir karanlık vurur düşlerimi, öfkem sana değil ki dede, öfkem hayattan korkup kaçanlara, bu kenti terk edenlere...

Sen bana aldırma anlat yine çocuklara masalları nasıl olsa inanır onlar, nasıl olsa inanırlar insanların hep kazanacaklarına. Onlar çocuk. Biz büyüdük, birlikte yaşamı büyüttük, korkuları büyüttük, düşleri büyüttük... BİZ BÜYÜDÜK...

Not: Kahvaltı Hikayeleri programına yazılmış bir mektup tu bu. Belki Ercüment’in sesinden farklı dinlediniz. Ya sizin sesinizden nasıl duyulur?

Orhan Karahan
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!