Mektup - 2 Şiiri - Orhan Karahan

Orhan Karahan
7

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Mektup - 2

Darmadağın bulutlar, gökyüzünde isyan var bu akşam. Bu senin türkün gibisi yok işte. Bakma bana öyle, saçlarını rüzgara vermeseydin ya. Ben rüzgar mıyım, ben rüzgar... Ellerin tutarken acılarını, namlunun ucunda ben olduğumu unuttun. Boş ver artık benim için giyinme o mavi elbiseni...

Darmadağın işte darmadağın hayat ve yoruldum, inan ki yoruldum, peşimde sürüklemekten gökyüzündeki bütün yıldızları. Sarı bir sonbahar uykusu bu uyuduğum, ve tel örgünün ötesine ait, bütün gördüğüm senli rüyalar.

Bu benim ülkem mi, çocuklar umuda taşır kaygılarını, bu benim ülkem mi? Yine aklımda dumanlı dağların kekik kokusu ve isyanım güle düştü bir Kürt kızının zeytin karası gözlerinde. Ey Fırat kardeşin Nil sessiz sedasız akıp gitmekte, öykülerin en kalabalığına doğru. Sen boşuna başını taşlara vurup ta çağlayıp durma. Kimseler duymuyor işte içimdeki isyanı. Duyan yok! Oysa sesimizin yettiğince bağırıp durmaktayız gecenin ortasına. Darmadağın bulutlar.

Fırtınaya karışan sensizliğin sarı gölgesi değil artık, fırtınalar bile uykuya dalıp gitti namluda. Sessiz bir bebek uykusudur, aklımda ağlayan kadının gözyaşları, sessiz bir bebek uykusu anne. Rehin kaldı masallar Dicle'nin öteki yakasında. Varın söyleyin o sonbahar saçlıya, benim öykümü şimdi yıldızlar bile unuttu. Unutsun bu türküyü, unutsun bu şiiri ve duvardan indirsin artık o afişi…

Dağınık bir sızı oturur, yüreğimin en soğuk köşesinde, ellerinde zemheri ayazı buyar durur ve artık hiçbir yıldız aydınlatamaz şimdi geceyi. Darmadağın bulutlar, kırk yamalı. Benim gibi anne.

Orhan Karahan
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!