İnsanlar gördüm maddeye aşık
arabasına, evine aşık.
tuttuğu takıma, fırkaya aşık
insanlar gördüm suratı asık
oğluna gülmez, kızına gülmez
çilesine memur eşine asık.
Katran karası demler de,
Yeni çağlar bekledin.
Zincire vurulsa da denizler,
Bütün ihtişamınla Fatih'i gözledin.
Kaybolan mezarlar gördüm
Kabristana gidip geri dönmeyen tabutlar.
Tek giyimlik abanın adıdır kefen
Secdesiz kılınan namazlar gördüm.
Hani gençliğini nerede harcadın?
Kurtulamadığım bir hikâyenin girdabında,
Yüzmeye çalışırken yine en dibe çekiliyorum.
Yağmurlar omuzlarıma yüklenirken,
anlıyorum bu yükü artık taşıyamayacağım.
Sen hiç salıncakta sallandınmı,
Bir yaz akşamı göğe doğru yükselirken
Umutla yıldızlara uzattınmı elini.
Sen hiç papatya topladın mı,
Seviyor, sevmiyor” diye
Çocuk kalbinle kaderini tarttın mı?
Deste deste güller açmış Kan Pazarı’nda,
Bir yanım Doğu, bir yanım Batı,
Parça parça edilmişim halk nazarında.
Çocuğu suskun, yaşlısı üzgün,Genci sürgün diyarın
Gül mü açacak zannediyor toprağında?
Çıplak kalmışım Zemheri’nin ar damarında,
Kara kara kaşların,
Gözündeki yaşların,
Kurban olam ben sana,
Gel kaçalım akşama.
Uzaktan bakma bana,
Adeta kirli Dünyayı temizlemek için iniyor kar taneleri.
Ağaçların en tepeleri ak saçlı ihtiyarlara dönmüş.
Bir yorgan misali örtmüş kabirlerin üzerini.
Gecenin karanlığını aydınlatan kar taneleri
Kaybettim artık düşlerimdeki seni,
Çok uzaklarda bir yerdesin.
Ayrıldım artık düşlerimdeki senden,
Şimdi kim bilir hangi hayaldesin?
Keşke kalabilseydi kalbim gözlerinde,
Keşke ağlayabilseydi dilim sözlerinle.
Keşke bağlayabilseydin ellerimi ellerine,
Hapsolsaydım sana müebbetlik mahkûm gibi.
İntihar süsü verilmiş bir aşk cinayeti;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!