Her işim ters gitti, yolum şaştı,
Dost serim derde, yüreğim dara düştü.
Kara sinekler ekmeğime üşüştü,
Kesildi umudum, biçare düştü
Dostum, gölgen yadıma düştü.
Gökyüzü rengini senden almıştı
Oradan denizlere yansımıştı
Tarihim sırtını sana yaslanmıştı
Benim gökbayraklı Türkistan'nım
Zalim bir şey bırakmamış sende
Ey yar; hasretin kokar Gülistanım.
Ruy-u'na Mestan olmuş Bülbüller
Heyula kuşatmış bütün nigahbanları
Ey yar; hasretin sarmış ruhi ahvalımı.
Çocuk şöyle dedi; Dayanamıyorum Allah'ım
Anneler feryat etti çocuklarım öldü açlıktan.
Babalar içine akıttı gözyaşlarını,
Evlatlarına mezar yeri ararken.
İnsanlık kana doymadımı hala?
Parçalanmış cesetleri seyrederken.
Adından almıştı edep hıfsını
Gariplik ona babasından mirasdı.
Hırsına kapılıp dünyalığa azmadı
Miskal olsun mertliğinden sapmadı.
Benim gardaşım Osman...
Ah ben bir taş olsaydım,
Taştan katı olasaydım.
Bir çocuk atsaydı beni düşman tankına,
Orada paramparça olsaydım.
Ah ben bir yaş olsaydım!
GAZZELİ ÇOCUK
Nerede meyve açan ağaçlar,
Yıkık duvarların arasındamı?
Bak un bekleyen çocuklar,
Birazdan susacaklar.
Küçük mahallelerde,
Bahçesinde meyve ağaçları olan
Gecekondularda yaşamak güzeldi.
O komşuluklar güzeldi,
O arkadaşlıklar...
O yaşanmışlıklar,
Ruhum karanlık köşelere sürülürken,
Beni en ıssız yerde boğdun.
Onca sevenin varken,
Gelip beni mi buldun?
Yemin ettim düğümlü sevdalara,
Ah be yar;
yıldız gibi doğmanı beklerdim gecelerime,
Samanyolunu seyreder gibi
seyretmek isterdim gözlerini.
Gönlümün aydınlığı, gözümün nuru
Bir yakamoz gibi düşsen düşlerime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!