- Vay anasına… (önünde gazete haberleri okurken)
- Ne olmuş?
- Adam on bin kitap okumuş
- Eeee!
- ‘’Kapitalizm sosyalleşiyor’’ diyor…
- Hah! Hah! Hahhh!
- Vay anasına… (önünde gazete haberleri okurken)
- Ne olmuş?
- Adam on bin kitap okumuş
- Eeee!
- ‘’Kapitalizm sosyalleşiyor’’ diyor…
- Hah! Hah! Hahhh!
‘’İnsanı hayvandan ayıran, düşüncesidir! ’’ demişler.
Beni insanlığa layık mı görmediler?
Ah! Annem benim
Beni neden aldılar askere
Siparişle mi dünyaya geldim
Neden evet sorusuna inandırıcı cevap bulamayanlar bu defa insanların içinde çöreklenmiş olarak bulunan tembellikten yararlanmaya çalışıyorlar. Psikoloji uzmanlarına göre toplum % 65-70 tembelliğe yatkın, yaslanmacı, başkaları sırtından geçinmeye çalışan cinsten… Seçimde egemen güçler bu kesimi kendi çıkarları için kullanmayı biliyor. Ya erzak dağıtarak ya da bugün olduğu gibi; aman sendeci davranmalarını sağlayarak…
HAYIR oyları artınca ve durum kritikleşince, bu kesim sandık başına gitmesin istiyorlar. Söylemler: Boykot edelim, HAYIR çıkınca ne değişecek, Yine aynı adamlar yönetmeyecek mi, onlar yöneteceğine göre niye onlarla kötü olayım, tabi bunun ardından uygulanın şiddetin de meyvesini topluyorlar. İktidarda olacaklarına göre bir gün bende tutuklanırım, ya da terfi etmem gibi kaygılarla oy oranını artırmaya, HAYIR oylarının azaltılmasına çalışıyorlar… Son günlerde bu söylemler iyice yayılmaya başladı.
Birinci olarak ilk adım atılmadan hiçbir yere varılamaz.
İkinci olarak, hiçbir zaman insan ilk hamlede istediği elde edemez
Üçüncü olarak. Mücadele etmemek daha kötüye razı olmak demektir. Hiç kimse zorlanmadan egemenliğini elden bırakmaz.
Dördüncü olarak; ya hep ya hiç mantığıyla kazanım elde edilmez. Mücadele süreklilikle kazanılır.
Sınır ayırmak için değil, ayrılış anı
Gömleğin iki yakasında o fermuarı
Aç kapa, aç kapa, aç kapa, aç kapa
Aç kapa ki, ihtiyaç duy, su gibi silaha
Deniz karayı sınır çizdi, kara denizi
Bazen usta bir körükçünün elinde
Kabarıp gidersiniz, ilkbahar seli gibi
önünde süpürüp götürerek nice çiçekleri.
Bezen kabarıp toprak gibi
Bağrında büyütür nice güzellikleri
Kar gibi yağmak düzenbazın işi
Kapatacak yaptıkları pislikleri
Kendini bembeyaz gösterecek
Kararsa da başkalarının içi,
Her an kendine övgüler düzecek
Psikeard’ın 50 sayısındaki (Erkeklik) konusu ile, bu gün Faysal Yiğit’in paylaştığı, Şikago da yaşayan ünlü Türk genetikçi HANDE ÖZDİNLER'in annesinin vefatından sonra yazdığı makaleden sonra, karışan kafamda oluşan sorulara cevap bulmak istiyorum. Umarım katılan olur.
Koyu siyah yazılar Psikeard’tan, italikler HANDE ÖZDİNLERDEN alınmıştır.
‘’Eğer bir şeyi çok basitçe açıklayamıyorsan o şeyi yeterince anlayamıyorsun demektir.’’ Albert Einstein
Biz de erkeği en yalın bir şekilde ifade edecek olursak ‘’Hücre çekirdeklerinde XY kromozomlarını taşıyan bireylere erkek, XX kromozomlarını tanıyanlara dişi denir.
‘’Dil insanın derisi’’ymiş
Açık konuşuyor ‘karizmatik’
Şeffaflık, çıplaklık iyiymiş
Soyundu üstünü, izledik…
Namertler, ahlaksızlar, edepsizler,
Emekliler! Gençliklerinde borç olarak verdiklerini yaşlanınca alamayanlar…
‘’Sermaye nasıl büyüdü? Her işçinin çalışmasından bir kısmı kendi yaşam ihtiyaçları için ayrıldı, bir kısmı yıpranan makinaların yenilenmesi için ayrıldı, bir kısmı da yeni makineler için yeni yatırımlara ayrılır.’’
Yeni makineler için ayrılan emek, yeni makineler, kendinden sonraki yeni makineleri üreterek, yani, o makinelerdeki mevcut emilmiş ve donmuş emek sürekli büyüyerek, bugünkü dünyamızda gördüğümüz devasa yapılanma haline gelmiştir.




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.