Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

(sudan derken devletten bahsetmiyorum. Su cıvık bir şey, devlete ters düşer...)

Demokrasi ile diktatörlük
Doğu kültürü ile batı kültürü
inanç ile bilim
Bütün bunlar arasındaki ince köprü, sıfır noktası...

Devamını Oku
Mehmet Halil

Hayal kurmak çok güzel
Ve en kolay şey;
Uzaktan dünyayı keşfetmek,
Korkaklara özel.

Labirent gibi saraylar…

Devamını Oku
Mehmet Halil

‘’Emeğin sanatı’’ olabilmek iddiası bile, ciddi bir sorumluluk yüklenmek. Böyle bir adım atmak ve bunu yıllardır sürdürebilmek de takdire şayan… Başta Ali Ziya Çamur olmak üzere katkısı olanları yürekten kutluyorum. Edebiyat ve sanatla ilgilenmeye çok geç başladığım için kendim izleyici olarak ve hobi olarak bunu sürdürmeye çalışıyorum. Daha genç yaşlarda sanat ve edebiyat seçenler ve daha fazla akademik olarak işin içinde olanlar varken fazla söz hakkını kendimde bulmadım. Ancak bazen öyle durumlar oluyor ki insan patlamadan duramıyor.
Buna girmeden önce sanat ve estetik konusunda ne anladığımı kısaca özetleyip eleştiriye geçmek istiyorum. Eleştiri deyince herkes kendi doğrusunu söyler, bende doğal olarak kendi doğrularımı söyleyeceğim… Hangimizin söyledikleri kendi doğrularımız, tabi ki bu da tartışmalı. Hepimiz edinilmiş bilgilerle buradayız. Kendi olabilmiş ve kendi fikirleri ile burada bulunan var mı pek emin değilim.
İnsanlar bir iş yaparken, neyi ne için yaptığını bilmeli. Hedef belli olunca, seçilen yol da ona göre olur.
Kimimiz gerçek üstü yaşam hayalleri ile büyüdük, kimimiz gerçek hayatın içinde hayal bile kuramadan büyüdük. İş böyle olunca, kimimiz hayallerin peşinde koşuyor kimimiz de gerçekleri yaşanır bir hale sokabilmenin peşinde koşuyor.
Daha çocukluğumuzdan beri zihnimiz, aileden başlayarak egemen güçlerin zihinleriyle besleniyor. Bu emanet zihinle edebiyat ve sanat yapmaya kalkınca ayaklarımız birbirine dolanıyor. Kendimize bu alanda kimlik edinmeye çalışıyoruz, ama, o kimliğe uyup uymadığımızı ölçen bir terazi yok. Hedef kitlemizi de terazi olarak kabul edemiyoruz… Edemiyoruz, çünkü emanet zihinlerle sanat yapmaya çalışıyoruz. Sanat ve edebiyatı, elit insanların, üstün insanların uğraşı olarak zihnimize oturtmuşuz. Bu zihinle tepeden bakarak bu işe dalmışız. Öyle olunca da bizi anlamayanlara kızıyoruz.
Hani ‘sanat, edebiyat ezberleri bozmak için’di. Sözle benimseme ve onu içselleştirmek aynı şey olmuyor işte…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Son sürat giderken şahlanmaya
Mızlanmaya başladı Anayasa
Bıçak sırtında günler…
Nefesler kesildi
Bütün gözler şahlanacak atta
Kalp durduracak bir beklenti

Devamını Oku
Mehmet Halil




Her şey bizim iyiliğimiz için! Daha süt dişlerimiz ağzımızda iken başla bizim için yapılan iyilikler. Suratımıza ya da kıçımıza inen şaplakla… Anne değil mi iyiliğimizi düşünür. Sevgiyle başlanır kötülüklere… İyiliğimiz için dövülürüz. İyiliğimiz için bizi okula verirler verirken de ‘’Eti senin kemiği benim’’ derler. Sadist öğretmenlerin ağzı sulanır. İyiliğimiz için anneler ayırmak istemez bizleri okula göndermezler sevgilerinden. El bebek gül bebek büyütürler, ayakları üstünde duramaz çoğu büyüyen bebeler. ‘’Çocuk bir bahçedir, bahçeye ne ekersen onu biçersin, sevgi ver sevgi biç, şiddet ver şiddet biç, tembelleştir, ömür boyu yük al sırtına’’ ne anlar ki psikoloji eğitimden? Sıvar kolları öğretmen… Eker özgürle kendi öğrendiklerini, kendine öğretileni. Eğitim kimin için, kim tarafından verilir?
Biraz kendimize gelince sünnet ettirirler. Gelenek ve görenekler, ya da dini bir görev, öyle öğretilmiş, öyle bilinir ritüeller. Söylenmez, söylenmediği için de bilinmez ardındaki gerçekler. İyiliğimiz için derler, sağlıklıdır derler, ama, asla ‘’enerji boşa gitmesin işgücüne gitsin, daha çok üretim yapabilsin, kime hizmet ediyorsa o daha çok zenginleşsin…’’ demezler. Ağanın, beyin, paşanın daha huzurlu yaşaması için sinekten yağ çıkarmak yeni icat edilmiş değil ki.
Bizim iyiliğimiz için askerlik icat edilmiştir. Çeliğe su verir gibi sertleştirirler. Hayatta kalmak için başkalarını öldürmeyi öğretirler. Evinden köyünden çıkmayan biri, dünyayı ufuk sınırlarından ibaret gören insanlar nereden bilebilir ki dünyanın büyüklüğünü. Nereden bilebilir dünya üzerinde yaşayanların daha on katını yüz katını besleyebilecek kadar büyük olduğunu? Çalışmak üretmek yerine bir başkalarının hazır maddeleşmiş emeklerine el koyma yarışına girdiklerini nereden öğreneceklerdi? Okullarda bunlar öğretilir mi?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Vatandaş dediğin, iki taş arasında tane
Eli kolu bağlı, teslim edilir ‘işini bilene’
Mecbur olma ve devlet kapısına düşme
Yoksa! Beş paralık eder seni bir sünepe
Baştan sona, malzeme aynı o malzeme.

Devamını Oku
Mehmet Halil





Ayakkabı kutusu olmasa ayakkabı olmaz, ayakkabı olmasa ayak olmaz, ayak olmasa gövde olmaz, gövde olmayınca adam olmaz... Yani adam gibi adam olmak için, ayakkabı kutusu önemlidir. Kafayı sormayın. Sorular orucu bozar cennete gidemezsiniz.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yeni parayla yirmi milyar. Eski parayla yirmi tirilyon, karşı yaka iskelesine yaklaştıkça cami minarelerinden çıkan ezan sesi gibi bağırıyor elektrikli cihazlar. Sen ol da aldanma… İnsan, hiç
şansı olmadığı halde namaza bile gidiyor. Olmaz, olmaz ama! ... ya bi de olursa… ne kaybederim ki
nasıl olsa işim gücüm de yok… Eeee! Sakla samanı gelir zamanı bakarsın faydası olur. İşte çoğu insanın kafasındaki düşünce… ve bu düşünceyle gider camiye. Cenneti ne olur ne olmaz diye atar bi köşeye zulaya. Milli piyangoya gelince, ben de dedim ki, milyonda bir de olsa kazanma şansı var. Hani her kötü olayda haline şükret diye daha kötü bir olay gösterilir ya! .
Camiye gidenden şanslıyım. İşte ben de kendime o örneği gösterip, savunmayı hazırladım. Tabi bu savunma yakalanırsam gerekecekti. Hiç kimseye çaktırmadan, ben de kendime iki piyango bileti aldım. Bilet paralarını da karımın verdiği harçlıklardan, tam üç ayda biriktirdim. Duyarsa mafvolurum. Çıkarsa o parayı ne yapacaktın ha! . Bu yaşta sana kim bakar be… Her şey parayı yiyene kadar… Neden benden sakladın ha! ... Herkesin başından geçeni daha fazla anlatmayacağım…
Eh bu yaşa geldik her halde tek parça savunma ile böyle bir riskli işe girilmez. Bu savunmanın bir de, B planı var.
Televizyonlardaki Şov programlarında çekilişler yapılıyor. Paralar dağıtılıyor. Yarışmalar cazip hale geliyor. Yüzde sekseni açlıktan kırılan nüfusumuzun tek umudu olan bu yarışmalarda, kazanma şansını garantilemek için, kazandıklarını Mehmetçik vakfına bağışlama yarışları da, yarışmaların B planı oluyor tabi. Yarışmacıların çoğu, para için değil de sırf yarışmak için katılıyormuş programlara… İşte

Devamını Oku
Mehmet Halil

En yüce ödülü sundular
Altın parlaklığında anahtar.
Seçim sonrası seçmenlerine
Cennete açılır bütün kapılar
Şehitlik serveti serildi önlerine

Devamını Oku
Mehmet Halil



Herkes yalan söyler ve sözünde durmazsa, hayatın normal akışı bozulur…
Herkes küfür eder ve küfür etmezse hayatın normal akışı bozulur…
Herkes kadını döver ve dövmezse hayatın normal akışı bozulur…
Herkes hırsızlık yapar ve hırsızlık yapılmazsa hayatın normal akışı bozulur…

Devamını Oku