Seher vakti erkenden kalkıyorum.
Penceremi açıyorum,
Bol bol oksijen çekiyorum ciğerlerime,
Alacakaranlıkta ışıklar uçuşuyor içimde.
Sabah ezanı okunuyor sabâ makamında,
Gel dedim
Geliverdin.
Gül dedim
Gülüverdin.
Gir dedim
Kalbime giriverdin.
Bir sonbahar günü aman aman
Sıkça haber geliyor öteden.
Alıcı bir kuş gibi bakıyor
Dış kapı aralığından zaman.
Evim sanki bir kapalı kutu
Bayrağım,
Gökkuşağının yedi renginden biri al
Gökten beş köşeli bir yıldız düştü
Bayrağım senin üstüne, bir de hilal
Her mevsim bir hastanenin önünde
Bir gül açarmış barışın rengiyle
Donmuş yürekleri her kış gününde
Isıtırmış renginin ahengiyle.
Yağmurlu ve soğuk bir havada
Vali konağının çatısına konmuş
Hazin hazin ötüyordu bir küçük kuş
Aç mı kalmıştı,yuvası mı bozulmuştu
Belli değil…
İki limon bir de muşmula diktim balkona
Ayrıca domates,biber, patlıcan da ektim;
Çünkü tarım arazisi balkon,
Balkon da tarım arazisi oldu.
İlkbaharda çiçek açtıklarını gördüm limonların ve
Domates,biber,patlıcanların…
Geçti güz,geçti kar mûsikîsi,geldi bahar
Açtı bütün ihtişamiyle kır çiçekleri,
Her çiçekten gelen hoş bir mûsikî sesi var.
Çiçekten çiçeğe nasıl konuyor böcekler?
Nasıl da anlıyorlar güzelden, güzellikten?
Bak gülüm!
Hakkını helal et.
Bazen yastığın altında
Bazen de
Kapının arkasındadır ölüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!