Kahve gözlerini sevdiğim dilber,
Duruyor hâlâ eşikte izlerin.
Kahverengi gözlerinden ne haber?
Gözlerime yuva yaptı gözlerin.
Teselli etmiyor beni bu eşik,
Kahve gözlerini sevdiğim güzel
Yaktın yüreğimi, kül ettin beni
Başım havalarda gezerken özgür
Sana iki büklüm kul ettin beni.
Gönlüme gül kokusu zerk etmedin
Kahve gözlerini sevdiğim güzel
Niçin benden gül yüzünü çevirdin
Şiirler yazmıştım ben sana özel
Kalemi kırdın,hokkayı devirdin.
Sayarak geçirdim ben günlerimi
“Zaman çok hızlı geçiyor”diyorlar
Zaman değil aslında geçen,biziz
Gece gündüz çalışalım durmadan,
Bırakmak için bu dünyaya bir iz.
Jawa marka bir motorum vardı.
Kırmızı renkli,iki tekerlekli...
Sadece rüyalarımda binerdim ona.
Dolaşırdım özgürce,hiç durmadan,
Kurallara uymadan.
Şimdilerde hiç göremiyorum onu.
Var mı bu dünyaya gelip de kalan?
İşte geldim ve işte gidiyorum.
Yalan bu dünya baştan başa yalan,
İşte geldim işte ve işte gidiyorum.
Gezerim bu dünyada pazar pazar,
Bir yanımız çiçek açar
İlkbahar...
Bir yanımız kelebek uçar
Yaz...
Bir yanımız yaprak döker
Sonbahar...
Gökte yıldız,
Yerde yavşan olmak isterim.
Arınıp kentin kirlerinden,
Dağda tavşan olmak isterim.
İki yüzlüler arasında yaşamaktansa,
Ormanda hayvan olmak isterim.
Bundan sonra yapılacak işlem şudur:
Varsa günahlara direnmek direnmek
Bu ki, cennet-i âlâya bir koşudur,
Oraya gidene imrenmek, imrenmek…
Kavuşmak için en sevgili yâre
Gece gündüz mum gibi yanıyorum.
Güce değil,
Beni içimin boşluğunda
Dünyayı evrenin boşluğunda
Evreni de kendi boşluğunda döndüren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!