Yine uyku ile hoş değil aram
Maziyi mahzenden aldım bu gece
Tozunu sildikçe kanadı yaram
Acılar içinde kaldım bu gece
Yıllarca yanmışsa bellidir yürek
Son baharın ardından, keder sızar yürekten
Çekilmez çile olur hayat denen bu koşu.
Neşe göçer yurdundan, gözler yılar tümsekten
Gönüller ye'se düşer görünce sarp yokuşu.
Hüzün dem kaynatınca ah çekmek kusur değil
Bir selam vermeden düşürdün nâra
Ben kara diyorum, sen ak diyorsun
Pansuman etmeden kapanmaz yara
Sebep soruyorum, "ayak" diyorsun
Bir kalem ezelden âmâysa eğer
Bitirdin ve bittin bugün; kader kabir eşsin bana
Ne dertliyim ne de üzgün; artık elle eşsin bana
Ne tat verdin ne de rahat, ne anlatsam teferruat
Bundan böyle kara surat, herdem çatık kaşsın bana
Kalemimin ucu kurşun bu ara
Arsızlığı ar'a yazdım bilinsin!
Kem kelamı çok görmesin şuâra
Mazerete "yara" yazdım bilinsin!
Bir yara ki, belli artık nedeni
Az yemedim hayatta feleğin sillesini
Nevbaharları değil kışları sorun bana
Ezberledim adını, öğrendim hilesini
Kırılan hayalleri... düşleri sorun bana
Hayat güreş minderi; çok kısa kalabildim
Bilirim sebebini; sormam ki neyin nesi
Bilmeyen zanneder ki, kuşlar izinli bugün...
Bir başka gür çıkıyor deli rüzgârın sesi
Ağaçlar müteessir, dallar hüzünlü bugün.
Haz almasa da duyan ecelin şarkısından
Zalim felek insafa gel, yok mudur hiç yazın senin?
Mızrabımda ağlıyor tel, yere batsın nazın senin.
Attın aşkın ateşine, düşürdün bir yar peşine
Yeter artık, git işine; kızarmaz mı yüzün senin.
Bakmayın taltif-i Hakk "şerefli" payemize
Ne layık olabildik, ne de verene sadık
Ta Adem'den bu deme uzun hikâyemize
Kahredici kıssalar katmayı kanıksadık
Hâlimiz lastik gibi; ne yana çekersen çek
Sinsi virüs gibidir; belki daha da eşet
Girdiği bünyelerde bir süre sessiz durur
Akla kanca atınca kolaysa artık baş et
Kalbe sirayet eder, vücudu uyuşturur
Kanıksama illeti sinsice bir süreçtir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!