Çocukları, kadınları, günahsızları katledenler,
Kendinden başkasını düşünmeyenler çoğaldı.
Katiller, hırsızlar, arsızlar cirit atıyor ortalıkta
Kıyamet mi yaklaştı ne? Belirdi alametler.
Kimse gelip selamınızı almaz
Onlar gibi hilekar olmayinca
İşini yaparsan el pençe divan
Yoksa gelip senin yüzüne bakmaz
Zaman akiyor yavaş yavaş
Geçiyor adım adım
sonbahar yaprakları gibi dökülüyor
yapraklar birer birer
Gün batımına az kaldı
unutulacak derken kendi kendime
zaman akıp gitsede
Aylar yıllar geçsede
o Tatlı gülüşünü
Unutmam asla seni
o zarif duruşunu
Zaman geçti
Her şey hatıralarda kaldı
Her gün uğruna
çırpındığımın yerini
Yeller aldı
önce onu kar
Ferhat ile şirini
Memu zini
Leyla ile mecnunu
Hatırlayinca insan
Zamanı getirsek de sorsak
Hatırladım yine, bir akşam üstü,
İçim içime sığmıyor,
Kaynıyor yüreğim, bir kazan gibi ..
Bu ne hâl, bu ne sızı?
Acımı acı, ama tatlı bir his,
Zamanını yalnızca Allah bilir,
Dizi dizi belirmiştir alamet,
Toprakla buluşan insan hiseder
Önce ölen için başlar kıyamet.
Her beş yılda bir gördüğüm olurdu
Bir arkadaşı
Her gördüğümde farklı bir yüze bürünmüş,
Derken neredeyse tanıyamadım onu.
Eser kalmamıştı eski hâlinden
Saçlar ağarmış, yer yer seyrelmiş,
Zayıf kullarız biz,
Hem de kırılgan,
Kalpte sabırla bekleyen bir zaman yanar
içten içe…
Bir dua olur bazen
Gözyaşından yoğrulmuş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!