Aç güzelim aç gönlünün köşkünü,
Bahar görsün çiçek koksun havası…
Benim gönlüm o gözlerin düşkünü,
Her dem gülsün göz bebeği yuvası…
Aç güzelim aç sevdama bağrını,
Bu nasıl Dünya gülüm,
Doğduğum andan beri,
Gördüğüm duyduğum zulüm…
Coğrafyam barut fıçısı,
Ortalık kan revan…
Dilin uzun görgün kısa,
Al dilini vur makasa…
Biraz sevgi az da saygı,
Girme komşu derde - yasa…
Kara yazı yazan kalem,
Ucun gövden tüm kırılsın…
Söyle bana nasıl gülem,
Seni tutan el kırılsın…
Sanki alnım dert defteri,
Mevsim kış,
Dağlara kar düşmüş…
Var oluşlar titremekte soğukta,
El - ayak burun buz kesmiş…
Sevgiyi üretin büyüsün sevgi,
Saygıyı yüceltin yürüsün saygı,
Güveni çoğaltın azalsın kaygı,
Doğruluk öz olsun boş kalsın yargı...
Yüreğin taş gözlerin kör ahrazsın,
Gönül verdim aşkı oyun sanana…
Ağılı aş kavuran kor poyrazsın,
Körük oldun yelle gittin yanana…
Sen çatık kaş baştanbaşa yalansın,
Şirin Kâhta’m düz ovada bir gülsün,
Çok özledim peynirini narını…
Ayaz vurmuş hüzün dolmuş gönülsün,
Derdin derdim duydum ahu zarını…
Nice baykuş öter olmuş bağında,
Dünya düştür bırak gönül sen yası,
Sevgi baldır baş tacı yap saygıyı…
Toprak oldu giyen ipek atlası,
Sal ipini yeller alsın kaygıyı…
Güzelliği örsün günün tezgâhı,
Bir kolun yâr mavi ipek yorganım,
Diğer kolun yastık oldu başıma…
Senin sevdan, yaşam bağım, urganım,
Yağ, tuz - biber sevgin benim aşıma…
Mavi gökte, doğan güneş gözlerin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!