Taştan taşa vurdun beni kaderim,
İnsaf eyle nazlı yârim sen vurma…
Günden güne katlanıyor kederim,
İnsaf eyle nazlı yârim sen vurma…
Küçük yaşta mesken tuttum gurbeti,
Şu gönlüme dalan sen,
Beni benden alan sen,
Ne kaldı ki elimde?
Yerden yere çalan sen…
Gönül viran köz beden,
İtine otuna şeytana rağmen,
Doğduğum topraksın benim canımsın…
Dünyalara değer senin tek düğmen,
Soluduğum hava canda kanımsın…
Yalnız Allah için secde edene,
Şımartmasın sevgim seni,
Ben bende ki güzeli sevdim,
Yıldızlardan taç yaptım başına,
Süsledim defne yapraklarıyla,
Limon çiçeklerini serptim üstüne,
Işıklar döşedim sevgimle,
Rüzgârın önüne katılan ömür,
Diyardan diyara atılan ömür,
Çileye bedava satılan ömür,
Yaşamadım bir gün neyleyim seni?
Küçük yaşta boğdun efkâra ömür,
Kalp dediğin hassas billur bir kâse,
Kırma sefil onarması zordur zor…
Aşk sevgidir oyun bilme rakkase,
Sırma değil canı saran kordur kor…
Umut saçtın gönül düştü aşkına,
Cenazesi yerde figan komşunda,
Balkonda mangalın elin turşunda…
Aklın kafesteki cici kuşunda,
Vatan – millet diye ötme duyarsız…
“Fulya Çelikbilek’e Kurban Ol”
İç bakan piç,
Bak yüreğimize bak,
Pörsümüş körüğüne,
Benziyor mu hiç?
Dünya ağır senin yükün,
Zor çıkıyor bak nefesim…
Yaşam hüzün içli türkün,
Kar boranda tüm hevesim…
Hep yokuşa çıktı yolum,
Sevgi yoğur al gönlüne öze kat,
Çiçeklerden balı derle söze at,
Kin nefreti sök içinden köze sat,
Huzur verir hoşgörünün gülleri…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!