“Ahmet Bulut Arkadaşıma”
Kalk yiğidim elimden tut,
Sana geldim Ahmet bulut…
Dostuna dost dürüst merttin,
Mezarında ağlar Mahmut…
Haramzade eşiğinin ebesi,
İşportacı tezgâhında yemdiler…
Kör karanlık beşiğinin bebesi,
Biberonda kin nefreti emdiler…
Hoşgörüyü zehirli ot sandılar,
Dedikodu uzmanı,
Fitneliğin yazmanı,
Boş meydanda kuduz,
Saldırgan uyuz,
Diplomalı dalkavuk,
Kalkınca zorun şamarı,
Bir gün gelir sevda çalar kapını,
Benim gibi kanat takar uçarsın…
Bir hoş olur sevinç kaplar yapını,
Dört bir yana sevgi neşe saçarsın…
Bir umutla yâr yoluna bakarsın,
Esir gibi zorla konduk kafese,
Yetmiş kişi kaldık nefes nefese,
Selam olsun insan olan herkese,
Suçlu başta biz içerde kalırız…
Metrelerce iple kefen kesildi,
Ben de sandım tüm marifet annende,
Güzelliğin usta eller işiymiş…
Kırk tilki var o beyninde sinende,
İnci dişler hepsi azı dişiymiş…
Özel gelmiş marka saçın boyası,
Çile derya sabrı taştı,
Dertler yüzü bini aştı,
Ağır yükten tümden şaştı,
Dizler tutmaz kalmış yerde…
“Sahte Sofulara”
Neden kestin boğazımı,
Sofu baba sofu baba…
Abdestsiz kıl namazımı,
Sofu baba sofu baba…
Bedeni huysuz at,
Ruhu sarhoş süvari,
İrade dizginleri tarumar,
Kulaçtır kıskançlık deryasında,
Ham beyin tam fosforlu fahişe…
Hâkimin kızıdır kara yazıdır,
Sosyete düşkünü süslü Pakize…
Uğramış hüsrana ara sazıdır,
Yaz yaşar kış günü süslü Pakize…
Kimseyi beğenmez sokağın gülü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!