Savurdu zulmün yelleri,
Mesken tuttuk gurbet elleri,
Yüreğimde bahar yazın,
Öpücüğü tenimde ayazın,
Mazi renkli kilimdir,
Kâhta beşiğim,
Seher vakti insem Kâhta düzüne,
Hasret seni doğan güne satardım…
Gözüm değse bir dostumun yüzüne,
Sevincime bin bir sevinç katardım…
Eşe dosta gönderirdik haberi,
Dön gel aşkım gün girmeden araya,
Benim gönlüm sana vurgun bilirsin…
Ateş salma kurulduğun saraya,
Hüzün çöker gittiğin gün bilirsin…
Aşk kuşanmış hasret şimdi nöbette,
Kör ol gönül yine düştün yanlışa,
Sevda dedin seçtin hazan limanı…
Gör lal bülbül can dayanmaz bu kışa,
Her güzelin aşka yoktur imanı…
Boyar sürer cilve nazı tezgâha,
Nazlı yârim geldin diye sen bana,
Şafak güldü güneş yere serildi…
El avuçta durduk diye yan yana,
Toprak güldü renk renk çiçek derildi…
Kuşlar sundu en şahane raksını,
Çocukluğumu geri ver,
Geri ver çocukluğumu doğduğum sokak,
Nazı gelini Nazife ablayı
Leyli teyzeyi Hatice halayı,
Sırtında abasıyla Dedo amcayı,
Eşeğinin süvarisi Awı Kırre’yi,
Döndüm baktım gelip geçen yıllara,
Yeller almış boşa gitmiş bir ömür…
Aklar düşmüş göğsümdeki kıllara,
Yeller almış boşa gitmiş bir ömür…
Ayaz çaldı uçtu yazla baharım,
Fırında çam yanar gökten is yağar,
Karaya boyanır elbise halı…
Cahilin dumanı insanı boğar,
Ev zindana döner olsa da yalı…
Ağa paşa efendi bay,
Meydan doldu boy boy aday…
Tüm dillerde aynı türkü,
Bana oy ver size hay hay…
Kara kasır katil eder çocuğu,
Zırhlar kuşan tuzak dolu yol bebek…
Yara nasır sarmaz mavi boncuğu,
Kar boranda sen kardelen ol bebek…
Bilgi kıtlar fikir atar torbaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!