Hele Azo getir kaşık,
Bol yağlıdır bu gün tırşık,
Kalmış bize yine kemik,
Ağam beyim ete âşık…
Ezo bu tez huyu bırak,
Başlangıç
Aşk yazar gözler,
Bal damıtır sözler,
Yıldızlarda gezinir,
Sarhoştur özler…
Mangal yürekli Deniz,
Yürürken bir selvi gibi,
Koğuşumun önünde,
Mamak zindanı sallanırdı…
Her sohbetimizde,
Sen ayaklı fabrikasın,
Palavrada harikasın…
Yandı yürek kaldı dünya,
Dünyayı da tez yakasın…
Ne de güzel uydurursun,
Gada mısın bela mısın afet mi?
Gel demeden şu gönlüme çökensin…
Sevda mısın Leyla mısın afet mi?
Git demeden gidip boynum bükensin…
Aşk davetsiz bir konukmuş bilmedim,
Şu gönlümün divanına,
Bir bey gibi çöktü hüzün…
Derdin kahrın limanına,
Bir bey gibi çöktü hüzün…
Gece gündüz hasret bende,
Bahtı kara bir garibim,
Yürek dolmuş yara bere…
Nazlı yârim tek tabibim,
İçim döksem taşar dere…
Gurbet elde ömür ziyan,
Yıllarımı benden çaldı acılar,
Ben insanım hep haykırdım gerçeği…
Günden güne arttı çile sancılar,
Ayaz yedi soldu ömrün çiçeği…
Çocukluğum tutsak düştü cinlere,
Sevdamın kır çiçeği,
Yüreğimin göz bebeği,
Bendeki bensin,
Benden de ötesin…
Gökkuşağım,
Masmavi sularda yüzen sandala,
Al bir selam götür beyaz güvercin…
Hala gözlerimde tüten hardala,
Al bir selam götür beyaz güvercin…
Karakuş’ta tarih sütuna kuşa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!