Pembeler giyinmiş gül yüzlü yârim,
Kapansın kem gözler nazar değmesin…
İlkbahar gülüşlüm bal sözlü yârim,
Kapansın kem gözler nazar değmesin…
Uzaktan uzağa el etme bana,
Bizim köyün boş mektebin koyunu,
Sürü ile eştir derdi ahvali…
Beyni sezmez gözü görmez oyunu,
Yolu çizer cingöz çoban kavalı…
Haber verin tatlı sözlü babama,
Çıktım yola geliyorum Kâhta’ya…
Güller derin yiğit özlü obama,
Çıktım yola geliyorum Kâhta’ya…
Dil bir karış kulak uydu çanağı,
Piyangodan çıktı bana bu komşu…
Konuşunca balon olur yanağı,
Piyangodan çıktı bana bu komşu…
Azgın itin keskin azı dişleri,
Tenimizde kan kırmızı iz yaptı…
Üstlendiler bütün kirli işleri,
Sorgularda direnç bizi biz yaptı…
Gece gündüz köşe bucak pustular,
Pamuk eller yakalara yapışın,
Sahte değil adam gibi kapışın,
Yer yumuşak yorulunca apışın,
İlacı yok doğru yolda sapışın…
Çağ dışı eğitim kurumları,
Tek tip yetiştirme fabrikası,
Nefret üretim merkezi satılık basın,
El ele ekiyorlar beynimize,
Zehirli kin tohumlarını,
Aynı matbuat baskısı…
Mevsim soğuk kapkaranlık gökyüzü,
Hüzün sardı bu Aralık gecesi…
Ayrılığa kan ağlıyor dağ düzü,
Dön gel artık yüreğimin ecesi…
Gurbet elde bu gönlüm çıktı Nemrut Dağına,
Yücelerden bakıyor Kâhta’nın Ovasına…
Acımadan kıymışlar bahçesine bağına,
Annem babam Mehmet’im hayrandı havasına…
Masmavi gökyüzünü karabulutlar almış,
Dürüst garip haneler gam kederin durağı…
Her akıllı tahtaya faiz hesabı dalmış,
Şeytan dediğin bu gün tefecinin çırağı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!